menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

BM sirkindeki patırtı, Siyavuş’un kanı ve sahada toz duman

91 0
27.09.2026

Veto kartıyla Güvenlik Konseyi’ne çökenler başka olmak üzere belli başlı ülkelerin elinde paçavraya dönmüş küresel düzenin çatısı Birleşmiş Milletler (BM), söz düellosuna sahne olmanın ötesinde krizlere, çatışmalara ya da felaketlere çözüm üretemiyor. BM Genel Kurulu’nu politik sirke çevirenlerin şovları bitti; aldatıcı toz dumandan yine sahalardaki gerçek tozuna dönüyoruz.

Amerikan çıkarlarına hizmet etmeyen BM kurumlarını açıkça yok etmekten söz eden ABD Başkanı Donald Trump, dünya kürsüsünden soykırımcı tiratlarını tekrarladı, bir kez daha İran’ı yok etme tehdidi savurdu.

Soykırım suçundan Lahey’de olması gereken İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu da küstahlığın en tiksindirici performansını sergiledi. Kendisini protesto eden 77 ülkeye hakaret etti. İran’a karşı hibrit savaşın bir uzantısı olan Starlink aygıtını ve Lübnan’da terörist saldırı aygıtına dönüştürdükleri çağrı cihazını bir övünç nişanesi olarak kürsüye getirdi. Uluslararası Ceza Mahkemesinde dosyaya girmesi gereken suç delilini BM’de sergileme cüretini neye borçlu olduğu belli. Amerikan koruması, mağduriyet sermayesi ve her türlü haltı işlemeyi kendinde hak gören seçilmiş halk psikozunun kazandırdığı dokunulmazlık ve şımarıklık.

Savaşları durdurmanın yanı sıra yapay zekânın insanlığın kontrolünden çıkabileceğine dair uyarılar ana gündem maddesi olmayı başaramadı. Bu mesele Çin-ABD zirvesinin konusuydu. Trump teamülün aksine, konuğu Şi Cinping’i taşıyan uçağın kapısına kadar giderek gösterişli bir karşılamayla bükemediği bileği öptü. Sınırlamanın ABD’yi Çin’in gerisinde bırakacağı endişesiyle yapay zekanın gelişim seyrini kendi haline bırakmayı tercih etti. Tüm insanlığın geleceğini ilgilendiren bir tehlike kapitalist palazlanma için geçiştirildi.

New York’taki temasların hiçbiri Orta Doğu’daki savaşlara çözüm üretecek bir açılım sunmadı.

Hazirandan bu yana İran ile ABD temsilcileri arasında ilk dolaylı görüşme, tarafları masaya döndürecek bir kırılma getirmedi. İran’ın İslamabad Mutabakatı zemininde müzakerelere dönmek için 7 koşula bağlı teklifi karşılık bulmadı. Savaşın tüm cephelerde durdurulması, deniz ablukasının sonlandırılması, yaptırımların kaldırılması, dondurulmuş fonların bırakılması, tazminat ödenmesi, Amerikan güçlerinin bölgeden uzaklaşması, İran’ın nükleer ve füze programlarıyla ilgili dayatmalarda bulunulmamasını içeren bir teklifti. ABD-İsrail ikilisi için mutlak bir hezimet anlamına geliyordu.

Dışişleri Bakanı Abbas........

© Evrensel