Hürmüz Krizi’nde İtalya: Diplomasi, deniz misyonları ve gıda güvenliği
ANTONIO TAJANI İtalya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı
Hürmüz Boğazı üzerinden, pek çok kırılgan ekonominin gıda güvenliği açısından kritik öneme sahip olan gübrelerin dünya ihracatının yaklaşık 0’u taşınmaktadır. Sudan vakası, dünyanın en ciddi insani krizlerinden birinin hâlâ yaşandığına dair çarpıcı bir örnektir.
İran ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki savaşın başlamasından bu yana İtalya, çatışmaların sona erdirilmesini teşvik etmek, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasını sağlamak ve Orta Doğu’ya istikrarı geri getirmek amacıyla Avrupa’daki ortakları, G7 ve çok taraflı kuruluşlarla birlikte hareket etmiştir. Bu çerçevede ülkemiz, çatışmanın sona ermesinin ardından, Hürmüz Boğazı’nda deniz ulaşım serbestliğinin yeniden tesis edilmesi amacıyla savunma niteliğinde uluslararası bir koalisyona katılmaya hazır olduğunu ifade etmiştir.
İtalyan Parlamentosu’ndaki komisyonda yaptığım konuşmada da hatırlattığım gibi, hükümetimiz açısından Hürmüz Boğazı’nın kapatılması yalnızca basit bir bölgesel kriz değil; enerji güvenliği, sanayi rekabet gücü ve uluslararası ekonomik dengeleri etkileyebilecek küresel bir şoktur. Bu, bölgedeki tüm ülkeler için özellikle önemli bir risk olmakla birlikte, ihracatı GSYH’sinin yaklaşık @’ına karşılık gelen İtalya gibi ihracatçı bir ülke açısından da geçerli olan bir risktir.
Avrupa’daki aileler üzerinde etkiler arttı
Hürmüz Boğazı, bildiğimiz gibi, dünya ticaretinin stratejik bir geçiş noktasıdır. Bu geçişten küresel petrolün yaklaşık ’si, sıvılaştırılmış doğal gaz ihracatının dörtte biri ve uluslararası üretim zincirleri için gerekli hammadde akışının önemli bir bölümü geçmektedir. Ticari rotaların güvensizliği ve enerjideki fiyat artışı, Avrupa’daki aileler ve işletmeler üzerinde şimdiden etkiler yaratmaya başlamıştır. Küresel ticaretteki yavaşlamaya ve gümrük vergilerinin etkisine rağmen, 2025 yılında İtalya’nın ihracatı %3,3 oranında artmış olup, bu durum deniz ticaret rotalarının istikrarının ulusal ekonomi için ne kadar önemli olduğunu bir kez daha doğrulamaktadır. Bizi kaygılandıran durum yalnızca ulusal sanayi üzerindeki etki değildir. Bunun yanı sıra, Afrika’nın en kırılgan ülkeleri ile daha geniş Akdeniz havzasında ortaya çıkacak sonuçlar da ciddi bir endişe kaynağı oluşturmaktadır. Hürmüz Boğazı üzerinden, pek çok kırılgan ekonominin gıda güvenliği açısından kritik öneme sahip olan gübrelerin dünya ihracatının yaklaşık 0’u taşınmaktadır. Sudan vakası, dünyanın en ciddi insani krizlerinden birinin hâlâ yaşandığına dair çarpıcı bir örnektir. Enerji ve gübre fiyatlarındaki artış, tarımsal üretimi azaltma, enflasyonu artırma ve istikrarsızlığı,........
