Nakit sermaye artışı faiz indiriminde son durum
Nakit sermaye artırımında faiz indirimi konusunda netleşmeyen çok konu var. Bu konuları daha önce yeri geldikçe, bir gelişme oldukça yazdım.
Kurumlar vergisi beyan dönemi başlangıcının hemen öncesinde, ihtilaflı konularla ilgili son durumu topluca yeniden yazayım istedim.
1- Ortaklara borcun sermayeye eklenmesi
Ortaklara olan borcun sermayeye eklenmesi halinde, faiz indiriminden yararlanılıp yararlanılamayacağı, tartışmalı konuların başında geliyor.
Gelir İdaresinin görüşü belli, ortaklara olan borcun sermayeye eklenmesini, öteden beri, bilanço içi kalemlerin birbiri içinde mahsubu olarak değerlendiriyor ve faiz indirimini yasaya uygun bulmuyor.
Konuyla ilgili yargı kararları istikrar kazanmış değil. Faiz indirimini kabul eden kararlar da var, etmeyen kararlar da var. Konuyu bu köşede daha önce birkaç defa yazmıştım. En son 5 Şubat 2025 tarihinde yayınlanan makalede, ortaklara borcun sermayeye eklenmesi halinde faiz indiriminden yararlanılamayacağı yönündeki, aynı kurumun farklı yıllarına ait, 23 Ekim 2024 tarihli üç Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurul kararını özetlemiştim.
Bahsettiğim makaleler sonrasında da konuya ilişkin yargı kararları gelmeye devam etti. Bu kararlar da yine aynı yönde değil. Benim tespit edebildiğim iki kararın biri faiz indiriminin mümkün olduğu (Danıştay Dokuzuncu Dairesinin 06.11.2025 tarih ve E:2025/2999 K:2025/4701 sayılı kararı), biri mümkün olmadığı yönünde (Danıştay Üçüncü Dairesinin 01.10.2025 tarih ve E:2023/10747 K:2025/3585 sayılı kararı.)
Kişisel düşüncem, ortaklara borcun sermayeye eklenmesi halinde, diğer koşullar da sağlanıyorsa (örneğin verilen borç ortaklar tarafından kredi kullanılmak veya borç alınmak suretiyle karşılanmamışsa) faiz indiriminden yararlanılabileceği yönünde.
Yukarıda bahsettiğim, farklı yöndeki yargı kararları da dikkate alınarak, ihtirazi kayıtla beyanname verilmesi değerlendirilebilir.
2- Ortağa borcun ödenmesi sonrası nakit sermaye artırımı yapılması
Mali İdare, ortağa olan borcun ödenmesi ve ödenen bu tutarın ortak tarafından sermaye artırımı taahhüdün yerine getirilmesinde kullanması halinde, faiz indiriminden yararlanılamayacağı görüşünde. Gerekçesi, ortaklara borcun sermayeye eklenmesiyle ilgili görüşte yer alan gerekçeyle benzer; işlemin bilanço içi kalemlerin sermayeye eklenmesi niteliğinde olduğu. (27.01.2020 tarih ve 4307 sayılı özelge.)
Tespit edebildiğim yargı kararları, İdarenin görüşüyle aynı yönde değil. Yargı kararlarında, ortağa borcun ödenmesiyle sermaye artırımı iki ayrı işlem olarak görülüyor ve ortağa olan borcun ödenmesi sonrasında, ortağın kendi öz kaynağından sermaye taahhüt borcunu ödemesi halinde faiz indirimine hukuken bir engel görülmüyor. (Danıştay Dördüncü Dairesinin 07.03.2022 tarih; E:2019/2331 K:2022/1294 ve E:2019/2371 K:2022/1295 sayılı kararları, İstanbul Bölge İdare Mahkemesinin 10.11.2020 tarih ve E: 2020/911 K:2020/1906 sayılı kararı.)
Ben de kişisel olarak, ortağa borcun ödenmesi sonrası nakit sermaye artırımı yapılması durumunda, faiz indiriminden yararlanılmasında, koşullar sağlanıyorsa, faiz indirimine bir engel görmüyorum.
3- Kira gelirlerinin pasif gelir sayılması
2015 yılında yayımlanan 2015/7910 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla, nakit sermaye artırımında faiz indirim oranı, gelirlerinin % 25 veya fazlası şirket faaliyetiyle orantılı sermaye, organizasyon ve personel istihdamı suretiyle yürütülen ticari, zirai veya serbest meslek faaliyeti dışındaki faiz, kâr payı, kira, lisans ücreti, menkul kıymet satış geliri gibi pasif nitelikli gelirlerden oluşan sermaye şirketleri için yüzde sıfır olarak belirlendi.
Kanunda sayılan gelir unsurlarının hangi durumlarda/şirketlerde pasif nitelikli olduğu, bir başka ifadeyle bu gelir türünün her durumda pasif nitelikli olup olmadığı tartışmalı bir konu. Özellikle........
