2025 yılı Türkiye ekonomisi: Sektörel ayrışmalar ve büyümenin yeni dengesi
Türkiye ekonomisi, küresel ve yerel pek çok makroekonomik dinamikle mücadele ettiği 2025 yılını, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan veriler ışığında %3,6’lık bir büyüme oranıyla geride bıraktı.
Yılın geneline yayılan bu performans, çeyrekler bazında incelendiğinde; birinci çeyrekte %2,0, ikinci çeyrekte %4,8, üçüncü çeyrekte %3,7 ve son çeyrekte %3,6’lık artışlarla dalgalı ancak kendi içinde derin sektörel farklılıklar barındıran bir seyir izledi. 63 trilyon TL’yi aşan toplam GSYH büyüklüğü ve 18 bin 40 dolara ulaşan kişi başına gelir rakamları, nominal bazda dikkat çekici bir genişlemeye işaret ederken, bu büyümenin niteliği makroekonomik açıdan detaylı bir analizi zorunlu kılıyor.
Sektörel dinamikler: İnşaat ve teknoloji lokomotif, tarım frenleyici
2025 yılı büyüme rakamlarının sektörel dağılımı, ekonominin motor güçlerinin değişimini net bir şekilde ortaya koyuyor. Yılın mutlak lideri, yıllık bazda ,8’lik büyüme oranıyla inşaat sektörü oldu. Özellikle kentsel dönüşüm projelerinin hızlanması ve altyapı yatırımlarının sürmesiyle ivmelenen inşaat, yılın üçüncü çeyreğinde ,9 gibi çift haneli rekor bir artış kaydederek ekonomiye en güçlü desteği veren kalem oldu. Onu yıllık %8,0’lık artışla bilgi ve iletişim faaliyetleri takip etti. Dijital dönüşümün ve teknoloji odaklı hizmetlerin ekonomideki payının artması, yapısal bir değişimin işareti olarak okunabilir.
Sanayi sektörü ise yıl genelinde %2,9 büyüyerek genel ortalamanın altında kaldı. Sanayideki seyir yıl içinde oldukça değişkendi; ilk çeyrekte %1,8 daralan sektör, ikinci ve üçüncü çeyrekte sırasıyla %6,1 ve %6,5’lik güçlü ataklar yaparak toparlandı. Ancak son çeyrekteki %2,1’lik yavaşlama, dış talepteki zayıflığın üretim bantları üzerindeki baskısını hissettirdi.
Buna karşın, 2025 yılında makroekonomik........
