menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İklim değişikliği yeni bir sömürgecilik mi doğuruyor, Antalya hukuk COP’u olabilir mi?

41 0
19.08.2026

Bir nehir dava açabilir mi? Bir genç, henüz gerçekleşmemiş iklim zararını mahkeme­ye taşıyabilir mi? Bir devlet, henüz doğmamış insanların geleceğini korumak zorunda mı? Bir şirket, dünyanın başka yerlerinde ortaya çıkan iklim zararından sorumlu tutulabilir mi? Bir in­san, yaşadığı ada iklim nedeniyle yaşanamaz ha­le gelirse başka bir ülkeye sığınabilir mi? İklim krizi yalnızca termometrenin yükselmesine de­ğil, hukukun sınırlarının yeniden çizilmesine de neden oluyor.

ABD’de 22 genç Donald Trump’ın bazı kararla­rının fosil yakıt kullanımını artıracağını, yenile­nebilir enerji yatırımlarını zayıflatacağını ve ik­lim bilimini federal politikanın dışına iteceğini. Bu durumun da daha fazla sera gazı emisyonuna ve çeşitli risklere neden olacağını ortaya koydu­lar ve tazminat istediler. Gençlerin davası mah­keme tarafından reddedildi. Nedeni, “standing” denen bir kavram. Standing, davacının mahke­meden talep ettiği hukuki çözümü istemeye yet­kili olacak şekilde kişisel, somut ve giderilebilir bir zarar gösterip gösterememesiyle ilgili anaya­sal bir eşik.

Dava reddedilmiş olsa da gençler mü­cadeleyi sürdürürken, dünyanın farklı yerlerinde özellikle de dezavantajlı gruplar iklim değişimi­nin kendisinin ve değişime yönelik önerilen çö­zümlerin hayatlarını olumsuz etkilediğini ortaya koyan ilginç hukuk mücadeleleri veriyor. Brezil­ya’nın Orta Batı Bütünleşme Demiryolu projesi bölgede yaşayan yerli kabilenin kutsal alanlarına, eski köylere ve mezarlıklara zarar veriyor gerek­çesiyle protesto edildi.

Top Tiro nehri ve çevresi kabilenin kutsal saydığı pek çok ritüele ev sahip­liği yapıyor. FICO projesi, ülkenin tarım bölgesi­ni kuzey........

© Dünya