Tabağınızdaki Renkler Sağlığınızı Nasıl Etkiliyor?
Kırmızı bir domates, yeşil bir ıspanak, mor bir lahana ya da turuncu bir havuç… Soframıza renk katan bu besinler sadece göze hitap etmez. Her biri, bitkilere rengini veren ve insan sağlığı üzerinde farklı görevler üstlenen doğal bileşikler içerir. Son yıllarda fonksiyonel beslenme alanında sıkça dile getirilen "gökkuşağı gibi beslenin" önerisinin temelinde de bu anlayış yer alıyor. Buradaki amaç sadece daha fazla sebze ve meyve tüketmek değildir. Farklı renklerden beslenerek vücudun ihtiyaç duyduğu çeşitli koruyucu bileşikleri doğal yollarla almaktır.
Bitkilere renklerini veren bu doğal bileşiklere fitokimyasallar adı verilir. Bitkiler bu maddeleri kendilerini güneş ışığına, zararlılara ve çevresel koşullara karşı koruyabilmek için üretir. İnsanlar bu besinleri tükettiğinde ise fitokimyasalların antioksidan ve koruyucu özelliklerinden yararlanabilir. Elbette tek bir besin ya da tek bir renk bütün sağlık sorunlarını çözmez. Ancak beslenmede çeşitliliği artırmak, farklı vitamin, mineral ve fitokimyasalları bir arada alabilmenin en etkili yollarından biridir.
Kırmızı, güçlü antioksidanların rengidir. Domates, karpuz, nar, çilek, vişne ve kırmızı biber bu grubun öne çıkan besinleri arasında yer alır. Özellikle domatese kırmızı rengini veren likopen, en çok araştırılan fitokimyasallardan biridir. Bilimsel çalışmalar, likopenin kalp-damar sağlığını desteklemeye ve hücreleri oksidatif strese karşı korumaya yardımcı olabileceğini göstermektedir. Domatesi az miktarda zeytinyağı ile........
