“İntikam ittifakı” bunun adı
Ülke siyasetinde son yaşanan gelişmeleri, elbette ki hukuki ve siyasi argümanlarla îzah etmeye çalışıyoruz günlerdir, haftalardır.
Her ne kadar hukukun “H”si, siyasi ahlâkın da “A”sı bile kalmamışsa da, gazete sütunlarında ve TV ekranlarındaki oturumlarda, toplasan milyonlarca saate tekabül edebilecek yoğunlukta analizler ve yorumlar yapılıyor.
Şunun şurasında 2 sene öncesine kadar sözlüğe bakmadan anlamını bilmediğimiz mâlûm sözcükle anılan “Butlan” kararının ayrıntılarını, bu kararın yere basacak hiçbir ayağı bulunmadığını, tam bir “mücerret ve müphem ucube” niteliği taşıdığını, kararı veren mahkemenin hukuk dairesinin bile “normal şartlarda” önüne gelse, “gülmekten kırılacağını” artık çok iyi biliyoruz.
Bu karar üzerinden başlayan; Tedbir, Yargıtay başvurusu, mazbata, delege listesi, parti meclisi, grup toplantısı, MYK listesi başlıklı uzun tartışmaların sürdüğü bir ortamda, daha henüz hiç kimsenin birbirini anlayamadığını ve ikna etmekte başarılı olmadığı görerek, kafası daha da karışıyor kamuoyunun.
Ama, meselenin tartışma götürmeyecek bir tek yanı var ki, CHP’nin bu karardan mağdur olan (bence) meşru genel başkanı ve yönetiminin söylemini ısrarla ve giderek daha kuvvetli biçimde bunun üzerinden şekillendirmesi gerekiyor. Zaten Özgür Özel’in de Salı günkü grup toplantısında yapmaya çalıştığının bu olduğunu memnuniyetle gördük.
Bu kararın arkasındaki nedeni çok açık ve net ortaya koydu Özel.
“5 Kasım 2023’te kurultay sandığında yenilen (mazbatasız) siyasetçi ile, 31 Mart 2024 yerel seçim sandığından ağır bir hezimetle çıkan bir diğer siyasetçi (diplomasız)” arasında kurulduğu artık apaçık ortaya çıkan “İntikam İttifakı”dır bunun adı.
Hani, çok bilinen bir lâf vardır ya:
“İntikam soğuk tercih edilen bir yemektir” diye…
Bu lâfın tarihteki mucidi her kimse,........
