Mandacı Ali Kemal’den Alex Ferguson’a
Sanayi Devrimi sırasında İngiltere'de kurallı ve organize hale gelen futbol, İngiliz sömürgecilik faaliyetlerinde kültürel bir araç veya kültür emperyalizminin bir aparatı olmayı sağlayan mekanizma olarak önemli rol oynamıştır. Bu bir tanım değil, o zaman için bir durum değerlendirmesidir.
19. yüzyılın ortalarından itibaren sanayileşmenin getirdiği işçi sınıfı kültürüyle şekillenen futbol, İngilizlerin küresel yayılım sürecinde sömürgelerine ihraç ettikleri bir kültürel hegemonya aracı olmuştu.
İngilizler, gittikleri her yere (Afrika, Asya, Güney Amerika) futbolu da götürerek kendi kültürlerini, disiplin anlayışlarını, bir dayatma sonucu hammadde tedariki için sosyal iletişim aracı olarak kullanmışlardır. Bu durum, sömürge halklarının İngiliz yaşam tarzını benimsemesini kolaylaştırmıştı.
Kısaca, futbol İngiliz sömürgeciliğinin sadece askeri veya ekonomik değil, aynı zamanda kültürel ve sosyal bir araç olarak sömürge taşıyıcılığına hizmet etmişti.
Futbol, İngiltere’de profesyonel hale gelince sistematik olarak klasik 4-4-2 sistemi üzerinden kendi hegemonyası için kural haline getirilmeye çalışılsa da, sonunda delinerek bugünkü halini aldı.
Bizde de Bornova’da başlayan futbol kulüpleşme sürecine varana kadar, hani futbolla başlamasa da, klasik İngiliz himayesini savunan fazlaca insan vardı.
Mesela mandacı Ali Kemal Bey…
“Kurtuluş Savaşı'na şiddetle karşı çıkmış, Millî Mücadele'ye katılanları "serseri sürüsü" ve "celali eşkıyası" olarak........
