menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Tanrı Dağları’na ilk kar düşerken

65 0
06.09.2026

Tian Shan Dağları’na mevsimin ilk karı bu sabah yağmış, pencereden bakınca fark ettik. Dağların en azametli yerlerinden biri olan Kırçın Yaylası’ndaki Nomad Oyunları için dün gitmiştik ve belliydi bir şeyler olacağı. Nitekim kar yağmış o gece. Bizim “Tanrı”, Çinlilerin “Tian Shan” dağları adını verdikleri yerdeyiz şimdilerde. Yani bin sene önce bizim de yurdumuz olan ve sayısını hâlâ bilemediğimiz kadar çadır ile yollara düşmeden önceki son duraklardayız.

Aslında bin senelik ayrılığın yarattığı farklılığın birçok izini de bulabilmekteyiz Kırgızlarla. Mesela bizim de davet edildiğimiz ve hem bir İpek Yolu tarihi sunumu yaptığımız hem de bir konser verdiğimiz festivalin adını İngilizcede “Nomad” koymuş Kırgızlar.

Türkçeye çevirince “Göçebe Festivali” oluyor ama onlar “Göçmen Festivali” demişler. Biz adlandırsak büyük ihtimalle “Göçer” ya da daha iyisi “Yörük Festivali” derdik herhalde. Çünkü “göçmen” kelimesi son senelerde o kadar anlamını yitirdi ki bir yörük evladı olarak “göçmen” olmadığıma garanti verebilirim diye düşünmekteyim.

Hadi festivalin isminden öteye geçelim, çünkü asıl güzelliği ve başarısı, adına “Göçmen Festivali” de deseniz, festivalin içinde yer alanlardaydı.

ATLAR, YURTLAR, KURTLAR

Kırçın Yaylası’ndaki binlerce beyaz ve gri yurttan oluşan dev bir yörük yerleşimini görünce, yaz aylarında sıkça gittiğimiz Toroslar’ın en tepesindeki Bulgar Bozoğlan Yatırı’nın olduğu düzlük aklıma geldi. İnsanımız, yani yörüklerimiz, aradan geçen bin seneye rağmen hâlâ Tanrı Dağları’nın çok benzeri olan bir yaylayı yurt tutmakta. Son senelerde masmavi plastikten yaptıkları çadırların yerine geleneksel kara kıldan çadırları gözünüzün önüne getirirseniz aynen bu beyaz yurtlarla dolu Kırçın Yaylası’nı bulursunuz hayalinizde.

Bu yaylaya yaptıkları kerpiç kervansaraylar, pazar........

© Aydınlık