Neoliberal sistemin faturası: Fransa'da yoksulluk
Türkiye’de, 1960’lı yıllarda başlayan ve 70’lerde devam eden bir Avrupa sevdası vardı. İnsanlar bu “zengin ve bolluk” içindeki kıtaya kapağı atmak istiyordu. Babam 1969’da Fransa’ya “turist” olarak gelmişti. Fransa’nın turistik yerlerini gezmek için değil elbette; çalışmak için. Avrupa’ya gelip çalışmak için kalan ve kağıtsız olanlara “turist” deniyordu. Oturum ve çalışma kartlarını aldıktan sonra 1977’de annemi ve kardeşlerimi de getirtti. Ben 1980 Mayıs’ında, eşim ve iki küçük kızım da bir yıl sonra geldi.
Geldiğim yıl, postacı kadının kapımızı çalarak anneme çocuk yardımı parası getirdiğini söyleyerek içeri girdiğini, kuruşuna kadar parayı nakit olarak teslim ettiğini ve birlikte çay içtikten sonra gittiğini hatırlıyorum. Posta görevlileri mektup taşımanın ötesinde bir hizmet veriyorlardı. Oturduğumuz yer küçük bir köydü ve bu köyde postane vardı. Bugün artık bırakınız küçük yerleşim yerlerinde postanenin olmasını kasabalarda ve kentlerde postane sayıları azalmış o yıllarda AVM’lerde bir masa üzerinde posta “hizmetleri” veren memurlar görülmeye başlanmıştı.
1980’li yıllarda, İkinci Dünya Savaşı sonrasında yaşanan “bolluk dönemi”nin barutu tükenmek üzereydi. 1945’lerden sonra oluşan “sosyal devlet”, “korumacı devlet” 1973 petrol kriziyle birlikte derin bir ekonomik bunalıma yol açmıştı. 1945 sonrası yıllık ortalama %5 büyüme 1980’lerde %1-2’lere düşmüş, işsizlik oranları %2’lerden ’lara, enflasyon %5’lerden ’lara çıkmıştır. Yine 1945’te kurulan ve parasız sağlık hizmeti sunan Sosyal Sigortalar Kurumu artık sistemin üzerine yük getiren bir kurum olarak görülmeye başlanmıştı.
Dünya kapitalist sisteminin, petrol kriziyle birlikte 1970’li yıllarda içine düştüğü krizden kurtulmasının yolu olarak ortaya atılan neoliberal düşünce, küreselleşme projesi ile İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra dünyada oluşan, sosyal ve politik dengeleri altüst etmişti. Neoliberalizmin yıkımı sadece çevre ülkelerde değil kapitalizmin merkezinde Avrupa’da da yıkıma başlamıştı.
Kamu hizmetleri ve sosyal hizmetler bu yıkımdan en çok pay alan devlet sektörleri oldu. Sosyal Güvenlik Kurumu yasası tırpanlanmaya başladı, hastanelerde doktor sayıları azaltıldı, ilaçların geri ödemesindeki devlet payı düşürüldü, istirahat veren doktorlar denetlendi… Toplumu yakından ilgilendiren sağlık ve eğitim sorunu kırk yılda kuşa çevrildi. Bugün liseli gençlerin sorunlarının kaynağını işte buralarda aramak gerek.
Bu kapitalist sistem artık kendi halkının karnını doyuramıyor, iş vermede güçlük çekiyor, sağlıkta ve eğitimde asgari görevlerini yerine getiremiyor ve sosyal bir sefaletin içine sürüklüyor.
10 MİLYONA YAKIN İNSAN YOKSULLUK SINIRINDA YAŞIYOR
Fransa'da yoksulluk, geçici bir ekonomik sorun olmaktan çıkarak giderek kalıcılaşan toplumsal bir krize dönüşüyor. Ulusal İstatistik ve Ekonomik Araştırmalar Enstitüsü'nün (INSEE) verilerine göre 2008 yılında ,9 olan yoksulluk oranı, 2011'de ,3'e, 2024'te ise ,4'e yükseldi. Bugün Fransa'da 9,8 milyon insan yoksulluk sınırının altında yaşıyor. Tek başına yaşayan bir kişi için aylık yoksulluk sınırı 1.337 avro. INSEE'nin 1 Ekim 2026'da yayımladığı araştırma, yoksulluğun yalnızca yaygınlaşmadığını, bu durumdan kurtulmanın da giderek zorlaştığını ortaya koyuyor. Son 15 yılda uzun süreli yoksulluk belirgin biçimde artarken, milyonlarca insan için ekonomik güvencesizlik kalıcı bir yaşam koşuluna dönüşüyor.
Ancak rakamlar, yaşanan toplumsal krizin bütün boyutlarını göstermeye yetmiyor. Avrupa'nın en büyük ekonomilerinden biri olan Fransa'da çalışanlar geçinemiyor, emekliler satın alma güçlerini korumakta zorlanıyor, gençler güvencesiz bir gelecekle karşı karşıya kalıyor. Yüksek konut ve enerji giderleri, gıda fiyatları, borçluluk ve sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan güçlükler, yoksulluğu günlük yaşamın her alanında hissettiriyor. İnsanların temel ihtiyaçlarını karşılayamaması, yalnızca gelir yetersizliğini değil, ekonomik sistemin yarattığı ve giderek derinleştirdiği toplumsal eşitsizlikleri de gözler önüne seriyor.
Yoksul insanların yiyecek yardımı aldığı derneklerden Resto du Coeur7 MİLYON YETİŞKİN........
