menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hürmüz ve Karadeniz: Küresel gıda ve enerji güvenliğinin kırılgan hatları

11 0
23.07.2026

Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Erhan Akkaş, savaşların değişen doğasının küresel enerji ve gıda tedarik zincirlerine etkilerini AA Analiz için kaleme aldı.

Modern savaşların doğası köklü bir değişim geçiriyor. Bir zamanlar savaşların kaderi cephede kazanılan topraklarla belirlenirken, bugün rekabetin ağırlık merkezi limanlara, boğazlara, enerji hatlarına ve ticaret koridorlarına kaymış durumda. Ülkeler artık yalnızca askerî güçleri değil, rakiplerinin ekonomik dolaşım sistemini de doğrudan hedef alıyor. Bu nedenle çatışmaların sonuçları yalnızca cephe hattında değil, küresel tedarik zincirlerinde, enerji piyasalarında ve gıda güvenliğinde de derinden hissediliyor. Bu dönüşümün en somut örneklerini ise bugün ABD ve İsrail'in İran'a, Rusya'nın ise Ukrayna'ya yönelik saldırılarında görüyoruz.

Hürmüz Boğazı ile Karadeniz, küresel enerji ve gıda arzının düğümlendiği iki stratejik koridordur. Hürmüz Boğazı enerji arzı açısından stratejik bir öneme sahipken, Karadeniz tahıl ve gübre ihracatının merkezinde yer almaktadır. Bu nedenle bu iki kritik hatta yaşanan krizler, küresel enerji ve gıda güvenliğini doğrudan etkilemekte ve fiyatlar üzerindeki baskıyı dünya genelinde hissettirmektedir. Böyle bir ortamda kritik limanların, lojistik koridorlarının ve enerji altyapısının güvenliği her zamankinden daha fazla önem kazanmaktadır.

Savaşın yeni cephesi: Boğazlar ve limanlar

Son dönemde ABD'nin İran'a yönelik yeniden başlattığı saldırılar ile Rusya'nın Karadeniz'deki Çornomorsk Limanı'nı hedef alması, küresel ticaretin iki stratejik noktasında eş zamanlı krizlerin yeniden ortaya çıkmasına neden oldu. Böylece her iki bölgede yaşanan gelişmeler, bölgesel sınırları aşarak küresel sonuçlar doğurmaya başladı. Aslında Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmelerle Rusya'nın son dönemde cephe kazanımları yerine limanları, enerji altyapısını, demiryollarını ve ihracat koridorlarını hedef alan saldırıları, modern savaşların değişen niteliğini açıkça ortaya koymaktadır. Tıpkı Hürmüz Boğazı'nda olduğu gibi Karadeniz'de de mesele artık yalnızca Ukrayna'nın güvenliği değil, küresel ekonominin ve uluslararası tedarik zincirlerinin güvenliği haline gelmiştir. Böylece ekonominin temel girdisi olan petrolde yaşanabilecek bir kriz enerji güvenliğini tehdit ederken, tahıl ve gübre arzına yönelik riskler de küresel gıda güvenliğini doğrudan gündeme taşımaktadır.

Küresel ham petrol ihracatının yaklaşık yüzde 35'inin, LNG ihracatının yüzde 20'sinin ve gübre ticaretinin yüzde 30'unun geçtiği stratejik bir deniz koridoru olan Hürmüz'de [1] yaşanan kriz, petrol ve gıda ticaretini aksatırken Körfez ülkelerine yönelik saldırılar da petrol üretimini olumsuz etkilemiştir. Boğazda yaşanacak uzun süreli bir aksama, enerji ve gübre maliyetlerini artırarak tarımsal üretimi olumsuz etkileyecek ve bunun sonucunda önümüzdeki üretim dönemlerinde........

© Anadolu Ajansı Analiz