menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Voleyboldan Çıkarmamız Gereken Dersler

97 0
tuesday

Asıl başarı, kupayı kaldırmak değil; kupa kaldıranların yerine yenilerini yetiştirebilmektir.

Türk kadın voleybolu son bir ayda iki farklı milli takımla iki kupa kazandı. A Milli Takım Uluslar Ligi’nde (VNL) şampiyon oldu. Hemen ardından daha genç oyunculardan oluşan milli takım Akdeniz Oyunları’nda zirveye çıktı.

Elbette bu iki kupanın sportif ağırlığı aynı değil. VNL ile Akdeniz Oyunları’nı eşitlemek doğru olmaz. Ama ikinci şampiyonluk, ilkinden farklı ve belki de uzun vadede daha önemli bir şey söylüyor: Türkiye yalnızca zirveye çıkmayı değil, zirvenin arkasını doldurmayı da öğreniyor.

Türk kadın voleybolunun gerçek öyküsü belki de burada. Çünkü Türkiye’nin voleyboldaki asıl başarısı artık yalnızca dünyanın en iyi takımlarından birini kurabilmesi değil; o takımın arkasına da başka bir takım koyabilmesi.

Sultanlar Ligi’nin düzeyi, güçlü kulüpler, altyapı organizasyonları ve milli takım yapılanması, genç oyuncuların daha erken yaşta yüksek rekabetle karşılaşmasını sağlıyor. Bir Türk oyuncu A Milli Takım’a geldiğinde dünyanın en iyileriyle ilk kez karşılaşmıyor. Onlarla yıllardır aynı voleybol ekosisteminin içinde. Bu çok büyük bir fark yaratıyor.

Türk voleybolunun asıl gücünü biraz da arkadan gelenler oluşturuyor. Akdeniz Oyunları şampiyonluğunu bu nedenle ayrıca önemsemek gerekiyor. Bu kupa VNL’le aynı sportif anlamı taşımıyor; ama başka bir şeyi gösteriyor: A Milli Takım’ın arkasında bekleyen oyuncular da artık uluslararası turnuvalarda kazanmayı biliyor.

İşte sürdürülebilir başarı tam burada başlıyor: İyi sistem, bir yıldız yetiştirmekten ibaret değildir. İyi sistem, o yıldızın yerine yenisini hazırlamaktır. Bir ülkenin spor gücü, yalnızca bugün sahaya sürdüğü........

© 10 Haber