Ateşkes başlamadan bitti mi?
Trump, İran’ı “şimdilik ve sonsuza dek yok etmekle” tehdit ettikten hemen sonra (7 Nisan’da), aynı ülke ile iki hafta sürecek olan geçici bir ateşkes yapıldığını duyurdu.
Trump neden çark etti?
Trump bu sürede savaşın ABD ve dünya ekonomisinde neden olduğu büyük hasarı görerek, durumu daha da kötüleştirmeden bir çıkış yolu bulmaya mı çalışıyor, yoksa bu müzakereler ABD ve İsrail’in askeri kaynaklarını yeniden toparlamak için zaman kazanmak amacıyla uygulanan bir başka ABD aldatmacası ve taktiği mi?
ABD, bu savaşa bir ara vermeye ihtiyaç duyuyor olabilir. Zira füze stoklarını önemli ölçüde tüketti. İsrail’in ise övündüğü “demir kubbe” hava savunması ciddi şekilde zayıfladı, öyle ki İran füzelerinin yüzde 80’i artık bu savunmayı delip geçebiliyor. Diğer yandan İran, hala balistik füzelere, on binlerce insansız hava aracına ve hızlı teknelerden, otonom sualtı insansız araçlarından ve henüz kullanılmamış deniz mayınlarından oluşan bir donanmaya sahip. (1)
Çok değil, sadece geçen yıl haziran ayında Trump ve Netenyahu, İranlıları iki kez müzakerelere çekmiş, ardından görüşmeler sürerken İran’ı bombalamışlardı. Bu nedenle de bir üçüncü aldatmaca neden sahnelenmesin ki?
Uzun vadeli ekonomik etkiler henüz görülmedi
Diğer yandan, ateşkes açıklamasının hemen ardından olumlu ekonomik etkiler görüldü ve küresel ham petrol fiyatlarının varil başına fiyatı yüzde 17 düştü. 10 ve 30 yıllık ABD Hazine tahvillerinin faizleri geriledi. ABD borsalarında, altın ve gümüşte yükseliş eğilimine geri dönüldü.
Diğer yandan, savaş orta ve uzun vadede, başta ABD ekonomisi olmak üzere, dünyanın hemen hemen tüm ekonomilerini olumsuz yönde etkilemeye devam edecek. Nitekim IMF gibi örgütler şimdiden küresel ekonomik büyüme oranlarını aşağıya doğru, enflasyon ve işsizlik oranlarını ise yukarı doğru çekmeye başladılar.
Türkiye ise bu gelişmelerden sadece kısa vadeli değil, uzun vadeli olarak da etkilenecek gibi görünüyor. Nitekim resmi ağızlar bu yıl öngörülen enflasyonun artacağını, faiz oranlarının yükseltilmek durumunda kalınabileceğini ve özellikle de ülkenin bütçe açığının ve cari açığının ciddi biçimde artacağını açıkladılar.
Ateşkes sırasında İsrail saldırıları yoğunlaştı
Diğer yandan ateşkes yapıldı ama emperyalist-Siyonist güçlerin saldırıları sona ermedi. Daha ateşkesin ilk günü, Lübnan’da yaşanan en kanlı gün oldu: Lübnan Sağlık Bakanlığı’nın açıklamasına göre, ülke genelinde düzenlenen İsrail saldırılarında en az 203 kişi hayatını kaybetti, 1.000 kişi ise yaralandı.
Yani ateşkesin daha haftası dolmadan, savaş bu kez Lübnan’da alevlendi. İsrail’in Lübnan’a saldırıları artarken, bu saldırılarda çok sayıda sivil hayatını kaybetti ve geniş çaplı bir yıkım gerçekleşti.
Lübnan’ın başkenti Beyrut ve çevresindeki mahalleler, BM Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) tarafından, “şimdiye kadarki en yoğun İsrail saldırıları” olarak nitelendirilen saldırılara maruz kaldı (2): 1,1 milyondan fazla kişi yerinden edildi, bunların çoğu zorlu koşullarda yaşıyor ve etkilenenlerin büyük bir kısmını çocuklar ve kadınlar oluşturuyor. Sağlık tesislerine yönelik olarak devam eden........
