menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

‘Burgfrieden’ siyaseti ve Alman sendikaları

11 0
26.06.2026

Orta Çağ’dan kalma “Burgfrieden” [Kale Barışı] teriminin Alman işçi sınıfının tarihinde uğursuz bir anlamı var. 1914’te, Birinci Emperyalist Dünya Paylaşım Savaşı başlamadan önce, Alman sosyal demokratları ve etkileri altındaki Alman sendikaları egemen sınıflarla iç politik çekişmeleri, grevleri ve sınıf mücadelesini “ertelemek” üzere uzlaşmışlardı. Bu uzlaşı sonucunda sosyal demokratlar sadece savaş kredilerine onay vermekle kalmamış, aynı zamanda da “ulusal çıkarlar” gerekçesiyle, başta basın ve düşünce özgürlüğü olmak üzere özgürlüklerin rafa kaldırılmasını kabul etmişlerdi. Sonrası biliniyor… Akıllarda kalan ve anılması gereken Karl Liebknecht’in tek başına bu politikalara karşı verdiği mücadeledir.

Sıralarında artık Karl Liebknecht’in “K’sının” dahi bulunmadığı Alman sosyal demokratları 112 yıl sonra, militarist dönüşümün ve savaş hazırlıklarının ivme kazandığı günümüzde, bu kez hükümet ortakları olarak yeniden “Burgfrieden” sağlamaya çalışmaktadırlar. Hükümet ortağı SPD militarizmin en hararetli savunucusu olurken, hâlâ kontrolü altında tuttuğu sendikal bürokrasiyi de savaş politikalarının en önemli hizmetlileri haline getirmiştir. Öylesine ki, otomotiv sektöründeki bazı işletmelerde işçilerin “askeri üretime hayır” başlığı altında sürdürdükleri imza kampanyalarını “sendikal birliği bölme” girişimi diye karalayan sendika yönetimleri, kendi çalışanlarının antimilitarist söylemde........

© Yeni Yaşam