Yüzde üç alırlar
Özgür Bey şöyle buyurdu: “Butlan kararını okuyunca görüyorsunuz ki korkunç bir iş birliği var. Yokuz dersek, yüzde üçün altında oy alır bunlar.”
Hani yırtmıştı?
Ne zaman okudu? Yırtmadan önce mi, yırttıktan sonra parçaları birleştirerek mi?
Orasını geçelim de…
“Bunlar” demesine bakalım.
Dışlayıcı, küçümseyici bir ifade.
Dün Kemal Bey’in arkasından gözyaşı dökenlerin, bugün böyle ‘bunlar’lı konuşması, siyasetin cilvesi deyip geçiştirilir cinsten değil.
Haydi burasını da geçelim ve en temel hukuk ilkelerinden birini hatırlatalım. “Müddei iddiasını ispatla mükelleftir.”
Ne demek? “İddia sahibi, iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür” anlamında. Aksi hâlde herkes, istediği kişiye dair kafasına göre, ‘özgürce’ iddiada bulunabilir. Hukuk, toplum düzeni için, kimseye öyle bir alan tanımaz.
O hâlde “yüzde üç alırlar” iddiası için bu ispat gerekmez mi?
Bir deneyelim bakalım. Yokuz deyip kenara çekilsinler ve kalanların yüzde kaç alacaklarını hep beraber görelim. Uyar mı?
ÇAP, YETENEK, BİRİKİM, KARİZMA
Hangi ölçüyle bakarsak bakalım, her gelen, bir önceki liderin yarı kapasitesinde.
100, Mustafa Kemal Atatürk
50, İsmet İnönü
25, Bülent Ecevit
12,5 Deniz........
