menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Müceddid kimdir? (3)

32 0
26.06.2026

Son iki yazımızda müceddidlik hakkında bazı ilim adamlarının görüşlerine ve tarihte müceddidlik iddiasında bulunanlara dair birkaç örnek verdik. Bugünkü yazımızda konuyla ilgili kanaatlerimizi paylaşacağız.

“Allah, bu ümmete her yüz senenin başında dinini yenileyecek kimse(ler)i muhakkak gönderecektir.” meâlindeki hadis, Ebu Davud’un “Melâhim” kitabının ilk hadisidir. “Melâhim” kelimesi “gelecekte ortaya çıkacak sosyal kargaşa, iç savaş gibi hadiseler ve kıyamet alâmetlerine dair haberler” anlamına gelir. Ebu Davud’un, bu hadisi “Melâhim” kitabının başında zikretmesinden şu anlaşılır: Bu hadiste bildirilen durum, gelecekte meydana gelecek ve Müslümanları etkileyecek önemli hadiselerle alakalıdır. Yani “müceddid”, Müslümanları karşılaşacakları dinî, siyâsî ve ictimâî musibetlerden kurtarmaya çalışan “zor zamanların adamı”dır. Şu da dikkate alınmalıdır ki son müceddidin “mehdi” olacağı kanaati yaygındır. Dolaysısıyla “müceddidlik” ile “mehdilik” arasında yakın bir ilişki vardır.

Bu hadiste geçen “yüz sene” ifadesini, kanaatimizce “kinaye” olarak anlayıp lafzî anlamıyla değil de genel olarak “zaman” şeklinde yorumlamak daha isabetli olacaktır. O takdirde manası şöyle olur: “Zaman içerisinde Allah bu dini yenileyecek nice müceddidler gönderecektir.” Nitekim hadisin şerhlerine bakıldığında bazı âlimlerin, “yüz sene” ifadesini bu şekilde yorumladığı görülecektir. Şöyle düşünelim: Cenâb-ı Peygamber (sav), kendisinin “son peygamber” olduğunu bildirdiği için ashâbın zihninde muhtemelen şöyle bir soru oluşmuştur: Resûlullah’ın dâr-ı bekâya irtihalinden sonra yeni bir peygamber gelmeyecekse İslâm asırlar boyunca ve çeşitli coğrafyalara yayıldığında aslını ve özünü nasıl muhafaza edecek? Muhtemelen zihinlerdeki bu soruyu yanıtlamak üzere Efendimiz (sav) şu mesajı vermiştir: “Endişe etmeyin! Benden sonra Allah, ümmeti sahipsiz bırakmayacak, yeni bir peygamber gelmese de son ilâhî mesajı yaşayıp yaşatacak insanlar sürekli var olacaktır. Allah, bu dinin hem aslını muhafaza eden hem de asırlar boyunca muhtelif coğrafyalardaki farklı kültürlere sahip insanlar tarafından yaşanabilmesi için gerekli çabayı sarf eden liderler gönderecektir.”

“Hadiste bildirilen yüzyıl ne zaman başlar?” sorusuna risaletle, hicretle ve Efendimiz’in vefatıyla başlar şeklinde farklı cevaplar verilmiştir. Eğer ille de bu ifade “lafzî anlamıyla anlaşılacaksa, doğrusu o yüz senenin, Efendimiz’in dâr-ı bekâya irtihalinden sonra başlamasıdır. Zira Efendimiz zamanında hicret, henüz takvim başlangıcı olarak belirlenmemiştir. Nitekim Süfyan b. Uyeyne bu sürecin Resûlullah’ın (sav) vefatından........

© Yeni Şafak