İman, isbat ve tartışma
İman, isbat ve tartışma
Davet ve tebliğ konusuna başka açılardan devam edeceğim:
“İlim (Bilim) sahibini zorunlu olarak iman etmeye götürür mü” sorusunu soranlar farklı cevaplara ulaşmışlardır. Aşağıda bir kitap örneği ve bir özet vereceğim, ancak benim maksadım şudur:
İslam’a imam etmeyen veya imanda şüphesi bulunan kimselerle -onları düşünmeye sevkedecek bilgiler vermek yerine- iman konularını bilimle isbata kalkışmak ve hele de muhtevayı veya detayları tartışmak yanlış bir yöntemdir.
İnanmıyorsa niçin inanmadığını ve durduğu yerin, bilim ve akılca uygun ve kesin olup olmadığını düşündürecek bilgiler sunmak en iyisidir.
TV kanallarında ve sosyal medya bataklığında konuşan, program yapan, içerik sunan iyi niyetli dostlardan bu düşüncemi bir istişare olarak kale almalarını diliyorum.
“İlim imana götürür” tezini ileri süren pek çok kitap ve makale vardır. Herkesin hemen ulaşabileceği bir örneği vereyim:
New York Bilimler Akademisi’nin Başkanı A. Cressy Morrisson’a ait MAN DOES NOT STAND ALONE isimli eserin Mahmud Salih el- Felekî’nin Arapça’ya tercemesinden istifade edilerek Diyanet İşleri Başkanlığı Mütercimi Nureddin Boyacılar tarafından hazırlanmış şekli birkaç kere basılmıştır.
Kitabın adı “İlim İman Etmeyi Gerektirir” olmasına rağmen yazar sonuç bölümünde (s. 101) şöyle diyor:
“Bilginler Cenab-ı Allah’ın varlığını ne isbat........
