menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

3E üzerine düşünceler: Emek, eğitim, evlilik (3)

52 0
01.09.2026

3E üzerine düşünceler: Emek, eğitim, evlilik (3)

Yaz bitti güz bütün endamıyla geliyor. İlk okul çağında çocukları olan aileler, çocuklarını özel okuldan alıp devlet okuluna gönderip göndermemenin kararsızlığı içinde. Özel okullar çocuklarımıza ne öğretiyor sorusunun cevabı giderek daralıyor. Kararını devlet okulundan yana verecek olan veliler “zaten bir şey öğretmiyorlar, anne-babalar çocuklarını terbiye etmekten aciz” derken, özel okul konusunda ısrar etmek isteyenler pek çok okulun kapısında torbacılar var, okul önleri çok tekinsiz korkusu ile kuşatılmış vaziyette.  

Akademik eğitimi dert edinen veliler, iyi kötü ortak bir paydada buluşabilir; mesele terbiye olunca her kafadan başka bir sesin yükseldiği “neye göre kime göre terbiye” anlayışı, çocukları ve gençleri pedagoglara ve psikologlara taşıyan ebeveyn profili ortaya çıkarıyor. Böylece “kime göre neye göre” sorusu, “biz çok memnunuz, danıştığımız pedagog, psikolog…” diye cevaplanmış oluyor. 

 Birkaç haftadır zamanın ruhunu, değişende değişmeyeni, Anna Karenina romanı üzerinden dikkatinize sunuyorum. Tarih, sosyoloji, pedagoji açısından tekrar tekrar okunması, ele alınması gereken bu muazzam roman, 1875-1877 yılları arasında dergide yayımlandı ve tefrika bittikten sonra 1878 yılında tek ciltlik baskısı yapıldı. 

Tefrika olduğu sırada Rus toplumunda olan bitenler, gündelik hayatın ritmini aksettirircesine romana dahil edildi.  Anna Karenina romanı sadece Anna ile Vronski’nin yasak aşkını konu almaz. Köylüsünden kentlisine, aristokratından burjuvasına Rus toplumunu, gündelik hayat ritmi içinde sayfalarında ağırlar. 

Tek bir evlilik, tek bir eğitim anlayışı yoktur romanda. Romanın erkek kahramanı, Anna’nın âşık olduğu asker Vronski değil, çiftçilik ile uğraşan aristokrat Levin’dir.  Levin ile Kity’nin evliliği, Tolstoy’un hayalini kurduğu, kendi köy yaşamından edindiği tecrübeleri onlara aktardığı bir gerçeklik sahnesine yaslanır.

Yazar her ne kadar Levin’i kendisinden bölerek inşa etmiş olsa da onu asla........

© Yeni Şafak