Gereğini Yapmak
“Çok üzgünüz”, “başımız sağ olsun” sözleriyle avunmak istemiyoruz. Çok üzgünüz ama çok da öfkeliyiz.
“Çok üzgünüz”, “başımız sağ olsun” sözleriyle avunmak istemiyoruz. Çok üzgünüz ama çok da öfkeliyiz.
Bu yüzden de avunmak istemiyoruz. Çünkü her büyük acının ardından aynı cümleleri kurup, bir süre sonra hayatımıza hiçbir şey olmamış gibi devam etmek istemiyoruz.
Avunmak istemiyoruz çünkü bugün bir kez daha, “keşke daha önce yapsaydık” dediğimiz onlarca şeyi zamanında yapmadığımızı fark etmek istemiyoruz.
Avunmak istemiyoruz. Çünkü bizi yönetenlerin sorumluluğunun yalnızca olay olduktan sonra açıklama yapmak, taziye mesajı yayımlamak ve “gereği yapılacaktır” demek olmadığını artık çok iyi biliyoruz.
Kamusal yönetimin gerçek görevi; felaket yaşanmadan önce riski görmek, tehlikeyi öngörmek, gerekli önlemleri almak, denetlemek, insanları korumak ve gerektiğinde hesap vermek midir?
Siyaset, olaydan sonra konuşma sanatı değildir. Bir ülkede siyasi sorumluluk, yalnızca yaşanan bir felaketin ardından mikrofonların karşısına geçip üzüntü bildirmek değildir.
Gerçek siyasi sorumluluk, felaket yaşanmadan önce görevini........
