menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Liyakat kesbetmek

29 0
11.09.2026

“Evet, bu asrın dehşetine karşı taklidî olan itikadın istinad kal’aları sarsılmış ve uzaklaşmış ve perdelenmiş olduğundan, her mü’min, tek başıyla dalâletin cemaatle hücumuna mukavemet ettirecek gayet kuvvetli bir iman-ı tahkikî lâzımdır ki dayanabilsin. Risale-i Nur, bu vazifeyi en dehşetli bir zamanda ve en lüzumlu ve nazik bir vakitte, herkesin anlayacağı bir tarzda, hakaik-i Kur’âniye ve imaniyenin en derin ve en gizlilerini gayet kuvvetli burhanlarla ispat ederek, o iman-ı tahkikîyi taşıyan hâlis ve sadık şakirtleri dahi, bulundukları kasaba, karye ve şehirlerde, hizmet-i imaniye itibarıyla âdetâ birer gizli kutup gibi, mü’minlerin mânevî birer nokta-i istinadı olarak, bilinmedikleri ve görünmedikleri ve görüşülmedikleri halde, kuvve-i mâneviye-i itikadları cesur birer zâbit gibi, kuvve-i mâneviyeyi ehl-i imanın kalblerine verip mü’minlere mânen mukavemet ve cesaret veriyorlar.”

Şöyle bir şeref-i maneviye ve makam-ı âliyeye mazhar olmak ve liyakat kesbetmeyi kim istemez ki... Demek ki Risale-i Nurları dikkatlice nefsimize okumak; şeytanları ve ehli dalaletin, ehl-i sefahatin dessas zalimlerini susturacak kadar hakikat-i imaniyenin künhüne, derunî tesir ve faidelerine malumatlarına ulaşabilmeyi netice verdiği gibi, dairenin yakınında bulunanları, dostları ve düşmanlık etmeyenleri de kudsî bir iman, Kur’ân, İslâmiyet şemsiyesinin büyük çadırının altına alıp dayanak noktası olarak onlara tesir ederek kurtarıp koruyabiliyor...

Risale-i Nur’un Lâhika........

© Yeni Asya