Yaz tatilinde en güzel hakikat eğitimi: “NUR’UN İLK KAPISI”
Okullar tatile girdi. Millî Eğitim Bakanlığına bağlı okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve liselerde eğitim gören yaklaşık 18 milyon öğrenci 26 Haziran’da karnelerini aldı, 2025-2026 eğitim yılı tamamlandı. Yeni eğitim yılı 14 Eylül 2026 tarihinde başlayacak. Öğrenciler yaz dönemini verimli şekilde değerlendirmek için gezmek ve yeni yerler keşfetmek yahut ailelerine yardım etmek gibi faaliyetler yanında kendilerini fiziksel ve kültürel yönden geliştirmeye yönelik aktiviteler gerçekleştirecek.
Yaz Kur'ân kursları başlayacak
Bu arada 6 Temmuz itibarıyla Diyanet İşleri Başkanlığı koordinasyonunda Yaz Kur’ân Kursları başlayacak, isteyen öğrenciler bu kurslara katılarak hem Kur’ân okumayı öğrenecek veya biliyorlarsa ilerletecek hem de dinî bilgilerini zenginleştirme imkânı elde edecektir. Yaz Kur’ân kursları, Başkanlığın hazırladığı program dahilinde, çeşitli yaş gruplarına göre haftada 4 gün, 20 saat olarak gerçekleştirilecektir. 4-6 yaş grubu hariç, diğer yaş grupları için 20 saatlik programda “Kur’ân okuma” ve “sosyal ve kültürel etkinlikler” yanında itikad, ibadet, siyer ve ahlâk olmak üzere dört temel alanda eğitim verilecektir (Bk. Diyanet İşleri Başkanlığı 2026 Yılı Yaz Kur’an Kursları Uygulama Esasları, Ankara 2026, s. 4-5).
Kurslar yeterli değil
Bilindiği gibi, geniş anlamı itibarıyla eğitim, belirli bir mekân ve zamanla sınırlı olmadığı için, -bir açıdan- onun bir parçasını teşkil eden din eğitimi de belirli bir yer ve zaman dilimi ile de sınırlı değildir. Dolayısıyla Yaz Kur’ân Kursları çok faydalı olmakla beraber yeterli görülemez. Çocuklarımızın ve gençlerimizin iman esaslarını, ibadet bilincini ve ahlakî duyarlılığı akıl ve gönül dünyalarına yansıtabilmeleri için hem aile desteğine hem sağlıklı bir sosyal çevreye ihtiyaç olduğu gibi hakikatleri insanî düzlemde ele alıp açıklayan çalışmalara da ihtiyaç vardır. İşte bu noktada tam da tavsiyeye layık çok önemli bir çalışma var elimizde.
14 derslik paket program: Nur’un İlk Kapısı
Eser, yüz yıl önce yazılmış olmasına rağmen adeta bu amaçla kaleme alınmış, 14 derslik paket bir program hükmünde. Bediüzzaman Said Nursî tarafından Burdur’da 1926 yılında yazılan eser, yazarın Önsöz’de belirttiği üzere “nefsi susturan” yani onun şüphe ve itirazlarını gideren, “hakikat”i şuhûd derecesinde” yani görürcesine ortaya koyan bir mahiyete sahip. Bazısı kısa, bazısı orta uzunlukta, birkaçı daha uzun olan on dört ders hem aklî bakımdan bilgilendirme yapan hem insanın “insaniyetine” hitap eden, ikna eden, doyuran bir........
