menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Enaniyet, borçlanma ve ahlaki çöküş

17 0
15.09.2026

Bugün modern dünyanın bizi sürüklediği girdap, bu ezeli rekabetin en tehlikeli aşamalarından birini gözler önüne seriyor. Enaniyetin körüklediği mal mülk sevdalılığı, bireyi önce doymak bilmez bir maddî zenginleşme yarışına, ardından bu yarışın oluşturduğu yapay standartları sürdürme uğruna ağır borçlanmalara ve en nihayetinde bu çarkı döndürebilmek için söylenen yalanlarla ahlaki yapının çöküşüne sürüklüyor.

Kur’ân-ı Kerîm, malın ve servetin insanı asıl amacından uzaklaştıran birer imtihan vesilesi olduğunu çarpıcı bir dille hatırlatır. Tekasür Suresi’nde (1-2. ayet) bu durum en net ifadesini bulur: “Çoklukla övünme yarışı sizi kabirlere varıncaya kadar oyaladı.” İnsanın içindeki enaniyet, sahip olduklarıyla övünme, başkalarına üstünlük kurma ve daha fazlasını isteme hırsını tetikler. Mal mülk sevdası kalbe yerleştiğinde, zenginleşme arzusu meşru daireden çıkarak meşru olmayan, haram yollara başvurabilmeye kadar dönüşebilir.

Peygamber Efendimiz (asm) bu doymak bilmez hırsın insan psikolojisi üzerindeki yıkıcı etkisini şu manidar hadisle özetler: “Ademoğlunun bir vadi dolusu malı/altını olsa, bir vadi dolusu malı daha ister; onun karnını/gözünü topraktan başka bir şey doldurmaz.” (Buhârî, Rikāk, 10). Bu bitmek bilmeyen açlık duygusu, bireyi elindekilerle yetinmekten alıkoyar ve daha fazla maddî güç elde etmek için her yolu mübah gören bir karakter erozyonuna iter.

Maddî zenginleşme yarışında asıl kırılma noktası, gücün ötesine geçen bir harcama çılgınlığı, mal mülkü artırma ve statü tutkusudur. İnsanlar, sahip olmadıkları paraları harcayarak, lüks ve konforu bir kimlik haline getirerek borç batağına saplanırlar. Enaniyetin “el âlem ne der?” baskısıyla birleşmesi, kişiyi........

© Yeni Asya