menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Öğrenci konuşsun mu? Sussun mu?

13 0
28.04.2026

Bugün sizlere son katıldığım veli toplantısından aktarımlarda bulunmak istiyorum. İnanın, çok yorucu bir gündü. Saygıdeğer öğretmen arkadaşlarımdan biri, ortaokul öğrencilerinden “çiçek olup” 40 dakika sessiz durmalarını bekliyor. Peki çocuk düşünmesin mi, düşündüğünü aktarmasın mı? Katılırsa “çok konuşan”, katılmazsa “içe kapanık” diye isimlendirilen çocuk ne yapsın?

“Gürültü olur, uğultu olur o zaman” dediğinizi de duyar gibiyim. İşte tam da bu noktada öğretmenlik devreye giriyor. Çocuklarla bu dengeyi sağlayabilmek çok önemli. Sağlayamayanlar ise çocuğu rehberlik servisine gönderiyor (ya da uğraşmak istemiyor). Buradaki temel sıkıntılar şunlar:

-Öğretmen sınıfı koordine etmeyi bilmeli.

-Aktif ders işlemeyi bilmeli.

-Çocuklar derse gereken katılımı severek sağlamalı.

Diğer bir saygıdeğer öğretmen arkadaşımın tutumu ise; favori bir çocuk belirleyip, “hala neye göre seçtiğini anlayamadığımız” bir şekilde dönem sonuna kadar ona methiyeler düzmek. Elbette takdire şayan bir hareket varsa herkes alkışlamalı. Ancak........

© Yeni Ankara