İmar haklarında adalet ve eşitlik şart (2)
Bir yönetmelik, iki farklı uygulama!
Kentler, yalnızca beton blokların yükseldiği alanlar değildir. İçinde yaşayan insanların mülkiyet haklarıyla, anılarıyla ve geleceğe dair güvenleriyle var oldukları yaşayan organizmalardır.
Bu organizmanın sağlıklı gelişimi ise ancak tek bir şartla mümkündür, hukuki güvenlik ve adalet.
Son dönemde şehirlerimizin gündemini meşgul eden, binlerce vatandaşı ve inşaat sektörünü yakından ilgilendiren önemli bir "imar" düğümüyle karşı karşıyayız.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 11 Eylül 2025 tarihinde yayımlanan 33014 sayılı Resmî Gazete düzenlemesi, uygulamada birliği sağlamak ve mülkiyet haklarını korumak adına çok önemli bir adım atmıştı.
Bakanlığın buradaki temel muradı, bürokratik engelleri aşmak, adil ve öngörülebilir bir planlama süreci işletmekti.
Bu Konuda Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Murat Kurumu Tebrik ediyorum.Bütün belediyelere eşit mesafede!
Ancak ne yazık ki, merkezden atılan bu olumlu adımın taşradaki (yereldeki) yansıması aynı paralelde gerçekleşmiyor.
Bazı İl ve ilçe belediyelerinin bu düzenlemeyi "yalnızca bundan sonra yapılacak yapılar" için geçerli sayması, ruhsatını almış, harcını ödemiş, inşaatını bitirmiş ama henüz iskan (yapı kullanma izin belgesi) aşamasına........
