Evrensel dinin (İslâm’ın) ölümsüz değerlerini insanlığa sunmalıyız!
Evrensel dinin (İslâm’ın) ölümsüz değerlerini insanlığa sunmalıyız!
Görgüsüzlüğün merasim halini aldığı dünyadan kurtulalım artık.
Mümin; Müslüman toplumun kimliğini korumak, onların beraber yaşadığı Müslüman olmayan toplumların içerisinde erimesine, kişilik zaafına düşmesine, kendi dışındakileri taklit ederek, kişiliksizleşmesine karşı koymaktır. Evrensel dinin (İslâm’ın) ölümsüz değerlerini insanlığa sunmamız gerekiyor.
O kadar büyük temel yanlışlar içindeyiz ki, bu temel yanlışlar üzerine hiçbir doğru bina edilemez. Temelde çözülememiş meseleler varken, sonraki meseleleri bir mesnede oturtamazsınız. Mukaddesler olmazsa değerlilik ve düşünce de olmaz. Manevi değer ölçüleri ve hükümleri kalmaz. Hiçbir manevi değer hükmünü tanımayan bir insanın düşüneceği şey menfaatidir. Din, vahye dayanan değişmez temeller (sabiteler) ile çağın şartlarına göre şekillenen yorum alanından (değişkenler) oluşur.
Dini, sabitelerin korunmadığı bir düzende değişkenlerin dinin yerini alacağını, mezheplerin amacının ise sabiteleri koruyarak değişen olayları bu ışıkta yorumlamak olduğunu savunur. Hızlı zenginleşmelerde kültürel değişim süratli oluyor, görgü koşarak gelse bile bu değişime yetişemiyor. Son yıllarda bizde olan da bu, hızlı zenginleşmiş gruplar yeni tekno-teşhircilik dalgasının da tesiriyle kendilerine yeni yeni icatlar çıkarıyor, merasimler icat ediyor, bu merasimlerle sadece görgüsüzlüğün değil, zevksizliğin de dibini buluyorlar. Bunu yaparken bağıra bağıra ifade ettikleri, cakasını sattıkları kimliklerinin (!) iyi kötü uyması gereken değer kriterlerine de hiç kulak asmıyorlar. Bu sonradan görmelik kültürü sadece seküler kesimlerin değil, yazık ki yeni tip türedi muhafazakârlığın da hızla alamet-i farikası haline geliyor. Aidiyet unutuluyor. Değişim ve dönüşümün ölçüsü........
