menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Akrabalara karşı görevlerimiz

30 0
18.08.2026

Akrabalara karşı görevlerimiz

Akraba Arapça’da “yakın” mânâsına gelen “karib” kelimesinin çoğuludur. “Yakınlar” mânâsına gelir. Akraba iki şekildir: 

1. Nesep yönünden: Amca, dayı, teyze, hala, yeğenler gibi akraba olanlar,

2. Evlilik yönünden: Eşinin babası, annesi, kardeşleri gibi akraba olanlar.

Akrabaya önem vermek, onlarla alâkayı kesmemek ve zaman zaman ziyaretlerde bulunmak dinimizin emridir. (Nahl, 16/90) Günümüzün hızlı akan dünyasında; binalar yükselirken mesafeler kısalıyor, fakat ironik bir şekilde kalplerimiz ve ilişki bağlarımız giderek birbirinden uzaklaşıyor. Bildirim sesleri arasında kaybolduğumuz, aynı şehirde yaşayıp aylarca birbirini görmeyen bireyler haline geldiğimiz şu dönemde, köklerimizi ve bizi biz yapan değerleri yeniden hatırlamaya her zamankinden daha çok ihtiyacımız var. 

Bu değerlerin başında ise medeniyetimizin ve dinimizin temel taşlarından biri olan “Sıla-i Rahim”, yani akrabalık bağlarını koruma ve akrabalarımıza karşı sorumluluklarımız geliyor. İslam, insanı yalnız bir varlık olarak görmez. Bireyden başlayarak halka halka genişleyen bir toplumsal düzen öngörür. Bu halkanın merkezinde aile, hemen ardından ise akrabalar yer alır. Peki, dijitalleşen ve bireyselleşen çağımızda akrabalarımıza karşı görevlerimiz nelerdir ve inancımız bu bağlara nasıl bir anlam yüklüyor?

1. Akrabalık Bağlarını Korumak Bir Tercih Değil, İmanî Bir Sorumluluktur

Çoğu zaman akrabalık ilişkilerini bir “tercih” veya vakit buldukça yerine getirilecek “sosyal bir gelenek” olarak görme eğilimindeyiz. Oysa Kur’an-ı Kerim, akrabalık hakkını gözetmeyi doğrudan Allah’a olan kulluk bilinciyle bir tutar. Yüce Allah Nisa Suresi’nde şöyle buyurmaktadır: “Allah’a kulluk edin ve ona hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana........

© Yeni Akit