menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Terörsüz bölge vizyonu

15 0
saturday

Terörsüz bölge vizyonu

TBMM gündemine gelen "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi", yalnızca kırk yıllık bir terör parantezini kapatmayı hedefleyen bir adım değil. Bu yasa; Doğu Akdeniz’den Basra Körfezi’ne, Kafkasya’dan Şam ve Bağdat hatlarına kadar uzanan coğrafyada yeni bir jeopolitik çağın mimarisidir. Asıl görülmesi gereken boyut; terörün tasfiyesinin, bölgesel bir restorasyon ve küresel hesapların bozulması adına tarihi bir milat teşkil etmesidir. 

Kırk yıldır bu toprakların enerjisini emen asimetrik savaş mekanizması, hiçbir zaman tek bir örgütten ibaret olmadı. Emperyalist odakların bölgeyi parçalama stratejisinin aracı olan vekalet savaşları, bugün tarihi bir hezimetle karşı karşıya. "Terörsüz Türkiye" ve onun doğal sonucu olan "Terörsüz Bölge" hedefi, küresel aktörlerin uykularını işte bu yüzden kaçırıyor.

Son kırk yılda terörle mücadeleye harcanan, doğrudan ve dolaylı maliyeti 2,3 trilyon doları aşan devasa kaynak artık heba olmayacak. Bu yükün kalkması; milli servetin yüksek teknolojiye, sanayiye, sosyo-ekonomik ihyaya ve bölgesel kalkınmaya akması demektir. 

Bu ekonomik rahatlama, uluslararası satranç tahtasında Türkiye’nin elini her kulvarda güçlendiriyor:

AB Denklemi: Türkiye artık Batı’nın pasif bir "göç ve güvenlik tamponu" konumunun ötesine geçmekte; AB’nin enerji, ticaret ve sınır güvenliğini sağlayan, gelişen savunma sanayisiyle şartları belirleyen vazgeçilmez bir "güvenlik ihraç merkezi"ne dönüşmektedir.

 Rusya ve Kafkaslar: Askeri odağını sınır içi tehditlerden kurtaran Türkiye, Karadeniz’de Montrö dengesini korurken Hazar Geçişli Orta Koridor ve Zengezur hattında Moskova karşısındaki kırılganlıklarını kapatmakta; stratejik özerkliğini yüksek bir "akıllı güç" (smart power) kapasitesiyle icra........

© Yeni Akit