Gerçekten değer mi?
Bizim yegâne ve büyük davamızda sağlam ve sarsılmaz ilkeler vardır.
Bu davanın maddî ve manevî hak kavramında tüyler ürpertecek kıstaslarımız vardır. İnsan için takdir edilmiş kıstaslarımız her yerde her zaman her kese uyarlama ve her kes tarafından benimsenebilmesinin faydası vardır.
Fakat daha yaratılışında, insana iyilik ve kötülük adına programlar yüklenmiştir. İnsan denen varlığa yüklenen programlar, yeri geldikçe farklı özellikleriyle farklı insanlarda farklı şekilde tezahür ederler. Bu potansiyel programlar toplumun kendi değerlerinden kaynaklanabilir. İnsanlarda genellikle farklı temayüller etken olur.
Farklılıkların olmasının çeşitli etken sebepleri genellikle bilinmektedir. Bunlar çıkar ilişkileri, grup taassubu, şartlandırma, baskı ve zorlama gibi sebepler olabilir.
Çoğu insanı şartlandırma çok etkiler. Hele bu şartlandırma, karşıt şartlanma olursa etki ve tepkileri insanı ters istikametlere sürükleyebilir. Bu ihtimallerden biridir.
Yalnızca ihtimal değil, her türlü hak ihlalleri de bundan kaynaklanmaktadır. Hak ihlalleri de kişiler, gruplar, devletler hatta dinler arasında çok cereyan etmektedir.
Devletler ve dinler arasında cereyan eden hak ihlalleri çoğu zaman geri dönüşü olmayan........
