menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Öz eleştiri

26 0
15.08.2026

Bilindiği gibi öz eleştiri; bir kişinin kendi davranışlarını, kararlarını veya hatalarını tarafsız bir şekilde inceleyip değerlendirmesidir. Diğer bir ifade ile bireyin hatasını kabul etmesi ve kendini içtenlikle sorgulamasıdır. Öz eleştiri yapabilmek insana ağır gelir. İnsan yüzleşmek istemez. Yaptıklarını görmezden gelmeye çalışır. Kişinin kendi inanç, duygu ve düşüncelerine yönelik tenkitlerde bulunmasına özeleştiri denir. Hulasa olarak diyebiliriz ki “Öz eleştiri insanın, duygu, inanç, düşünce ve davranışlarını belli bir gerçeklik ve değerler tablosu içine yerleştirerek test etmesi; ölçmesi, süzgeçten geçirmesi ve değerlendirmesi; buna göre hayatını tüm yönleriyle sorgulayan kişinin, bu değerle  örtüşmeyen ve çoğu zaman nefsin olumsuz özelliğinden kaynaklanan hatalarını itiraf etmesi, bunlardan dolayı yüreğinde hissettiği derin pişmanlığının göstergesi olarak bir an önce hatalarıyla  arasına mesafe koyması ve hiçbir mazeretin arkasına sığınmadan kendisini düzeltip yenilemesidir.” (Dr. Musa Turşak). 

Öz eleştiriyi çeşitli kaynakları tarayarak kısaca izah etmeye çalıştık. Şimdi bir de kendimiz için öz eleştiri yapmaya çalışacağım. Biliyorum yine birçok arkadaşım nefislerinin arzularına yenik düşerek öz eleştiri yapmaktan kaçınacak ve beni de şiddetle tenkit etmeye başlayacaklardır. Zararı yok, olsun. Bizim düsturumuz daima hakkın ve doğrunun yanında yer alıp, doğru bildiklerimizi sadece ve sadece rıza-ı ilahi için söylemektir. Çünkü Peygamber Efendimiz (SAS): “Acı da olsa doğruyu söyle.”, “Baban da olsa hakkı söyle.” buyurmaktadır. 

1957 senesi Rize’nin bir köyünde (Rize, Kalkandere, Çayırlı Köyü (Silyan)) ilk okulu bitirdim. O sene köyümüzde köylümüz ve komşumuz merhum Hüseyin Kaplan Hoca Efendi tarafından açılan Süleyman Hilmi Tunahan’a (KS) bağlı Kur’an Kursuna birçok arkadaşımızla birlikte kaydolduk. O yılları, kursta olan manevi havayı, teveccüh, birlik ve beraberlik ruhunu feyiz ve bereket ile ruhaniyeti bugün satırlarla anlatmak gerçekten mümkün değildir. Birçoğu şu an rahmetli olan hocalarımızın çoğu çok büyük bir fedakarlık ederek bizleri gece gündüz yetiştirmeye çalıştılar (Rabbim hepsine gani gani rahmet eylesin.). İki sene gibi kısa zamanda bizlere birçok Arapça kitabı okuttular, tefsir ve hadisler dahil. Diyanet işleri başkanlığının açtığı vaizlik imtihanına Trabzon’a gönderdiler. Birçok arkadaşımız imtihanı kazanarak vaiz oldular. Diyanetin kadrosuna girerek hizmet ettiler. Benim yaşım 18’den küçük olduğu için bütün ısrarlara rağmen Trabzon’da beni imtihana almadılar. Sonradan girdiğim başka bir imtihanda kazanarak vaaz vesikasını aldım. O gün hocalarımız mevki, makam, şan, şöhret düşünmezlerdi. Saltanat düşünceleri hiç yoktu. Herkes kurs açma, talebe........

© Yeni Akit