Meksika kurdu emperyalizme karşı
Mustafa Özgür Sancar yazdı…
Güven, içerisinde bulunduğumuz günlerin en önemli siyasal kavramı… Güvende hissetmek: Vücut bütünlüğü, iş ve gelecek güvenliği, çocukların güvenliği, ülke ve milletin bölünmezliği ile ilgili güvende olmak… İdeolojilerin ötesinde bir yönelime yol açıyor güvende olma ihtiyacı.
İnsanlar güvende hissettiği kişinin yanında durmayı tercih edecekler.
Siyasal plânda hangi parti bu korkular karşısında güven telkin ediyorsa, gerçek adımlar atıyorsa o parti kazanan olacak.
Koşullar ne kadar zor olursa olsun bu durum bir gerçeklik olarak hem ülkemiz hem de dünyanın gündeminde yakıcı bir ihtiyaç olarak duruyor.
ULUSAL SOL HÜKÛMET, TAM BAĞIMSIZLIK SEMBOLÜ: MEKSİKA KURDU
Meksika’da ulusal sol hükûmet bu türden bir ihtiyaca karşılık gelen uygulamaları tutarlı biçimde hayata geçirdiği için güç kazanıyor.
Kadın devlet başkanı Claudia Sheinbaum, Trump yönetiminin tehditlerine cesur ve son derece başarılı diplomatik hamlelerle karşılık veriyor.
Trump, bu ayın hemen başında (Eylül 2026) imzaladığı bir başkanlık kararnamesiyle, nesli tükenme tehlikesi altındaki Meksika kurdunun Endangered Species Act (Nesli Tehlike Altındaki Türler Yasası) koruma listesinden çıkarılması (delisting) için İçişleri Bakanlığına 90 günlük bir inceleme süresi verdi. Hemen ardından, sosyal medyada Meksika ve Kanada’yı tamamen ABD bayrağı altında gösteren provokatif bir harita paylaşıldı.
Monreo Doktrini’ni Onreo’ya çevirerek Latin Amerika sömürüsüne ortak olmak isteyenlere açıktan kurşun sıkacağını ilân eden Beyaz Saray’ın harita üzerinde yaptığı saldırıya, Meksika Devlet Başkanı, “Meksika hiçbir yabancı ülkenin sömürgesi veya hâmiliğini kabul etmez; egemen bir devlettir. Bağımsızlığını ne pahasına olursa olsun koruyacaktır” diyerek sert bir diplomatik yanıt verdi.
Meksika kurdu üzerindeki korumanın kaldırılması ise Meksika’da hem çevre hakkı ihlâli hem de ulusal sembole yönelik yıkıcı, demoralize edici bir müdahale olarak algılanıyor.
Trump’ın Meksika kurdu hamlesi iç siyaset manevrası özelliği de taşıyor.
ABD başkanı Ağustos 2026’da et fiyatlarını düşürmek amacıyla yurt dışından kıyma ithalatı gümrük vergilerini askıya almış ve bu durum Kuzey Amerikalı çiftçilerini/ranchers ciddi şekilde öfkelendirmişti.
NEW AMERİKA PARADOKSU
Kurtların koruma statüsünü kaldırmak, Trump için Amerikan hayvancılık lobisine sunulmuş siyasi bir “taviz” (ABD’deki popüler tanımlamayla red meat/tabanı konsolide etme eti) işlevi görüyor. Gerçekte ise Meksika kurdu kararı doğal yaşam dengesini sekteye uğratıp, ekolojik bir felâkete neden olabileceği gibi yasal sınırlar ve bilimsel verilerin çiğnendiği anlamına geliyor.
Daha da ötesinde işgâlci arzular taşıyor.
Meksika kurdu (Canis lupus baileyi), adından ve iki ülke sınırındaki (Arizona, New Mexico, Meksika) habitatından ötürü paylaşılan bir doğal mirastır. Trump’ın New Mexico eyaletinin adındaki “Mexico” kelimesini çizip “New America” yazması ve ardından gelen kurt kararnamesi, ABD’nin kültürel ve coğrafî yayılmacı amacının en sarih görüntüsünü oluşturdu.
Kurt, Meksika için sadece biyolojik bir tür değil, sınır ötesi ekolojik işbirliğinin ve ulusal kimliğin bir parçasıdır.
EGEMENLİK İHLÂLİ, SÖMÜRGECİ RETORİK ve DİPLOMATİK KRİZ
Meksika kurdu meselesi, çevre politikasını........
