menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Şehitlerin, saitlerin, gazilerin mekânı!

52 0
28.08.2026

Şehir vardır, şehirlere benzemez... Şehir vardır tarihin, medeniyetin, kültürün büyük izlerini taşır... Şehir vardır hayata, geleceğe, güce, haşmete canlılık katar... İşte böyle şehirlerimizden biri de Ahlat’tır...

Bu şehirleri kullanmak ve gençlerinize dinî, tarihî ve kültürel değerlerinizi aşılamak için öğretmek zorundasınız... Bu şehirleri gençlerinize göstermek mecburiyetindesiniz... Bu şehirler yaşatılmazsa millet de yaşamaz olur. Biz Anadolu’da maalesef böyle onlarca şehrimizin pek çok yönlerini ve özellikle de mezar taşlarını toprağa gömdük. Oysa kaynaklarımızda Ahlat’a “İslam’ın Kubbesi” anlamına gelen “Kubbetü’l-İslam” ünvanı verilmiştir. Bu ünvan Ahlat’ın birçok kadı, ilim adamı, din adamı ve sanatkâr yetiştiren bir ilim ve kültür merkezi olduğunun delilidir.

Tarihte söz konusu ünvanla özdeşleştirilen üç büyük şehir vardır: Özbekistan'da Buhara, Afganistan’da Belh ve Anadolu’da; günümüzde Bitlis iline bağlı bir ilçe olan Ahlat’tır.

Ahlat bilhassa 2020 yılından itibaren Türkiye’nin gündemine tam manasıyla girmiş oldu. Ahlat’ta Cumhurbaşkanlığı Külliyesi inşa olundu. Her yıl Malazgirt Savaşının yıl dönümünde yapılan şenlikler Cumhurbaşkanı düzeyinde temsil olunmaya başlandı. Bu yıl üçüncü defa kabine Ahlat’ta toplandı.

Bu noktada sayın Cumhurbaşkanımızı tebrik ediyorum.

Cumhurbaşkanımız bu seneki açılışta Ahlat’ın önemini şu çarpıcı ifadelerle ortaya koydu:

“Ahlat, şehadete ermişlerin, yani şehitlerin; Ahlat, saadete, selamete ermişlerin, yani saitlerin ve selimlerin; Ahlat, İ'la-yı Kelimetullah yolunda gaza şuuruna ermişlerin, yani gazilerin mekânıdır. Ahlat, Anadolu'da yoğrulan millet ruhunun, hamurunun mayasıdır. Ahlat, 14 asır boyunca burada şehit düşen sahabelerin, Sultan Alparslanların, bu orduda fırtına gibi esen alplerin, erenlerin, gazilerin diyarıdır."

Ahlat’ın Fatihi Hazreti Iyaz!

Bugün Ahlat’ı andığımızda Hazreti Ömer’i ve mücahid sahâbi Iyaz bin Ganm’i anmamak ve bilmemek olmaz. Peki Ahlat’ta dahi Iyaz bin Ganem sorulduğunda iki cümle ile anacak kaç kişi vardır bilinmez. İşte bu tarihî hafızamızın ne kadar zayıflamış olduğunuz göstergesidir.

Ahlat, İslamiyet ile ta Hazreti Ömer Efendimiz zamanında tanıştı. Bölgenin fatihi olan Iyaz bin Ganm, Hazreti Ömer döneminde müthiş fetihlere imza atmış büyük bir sahâbi kumandandı.

582’li yıllarda Mekke’de doğan Iyaz bin Ganm’i bazı kaynaklar ilk Müslümanlardan olduğunu belirtirken bazıları ise Hudeybiye Anlaşması öncesinde Müslüman olduğunu belirtirler.

İkinci Habeşistan hicretine katıldı; Bedir, Uhud ve Hendek başta olmak üzere Hazreti Peygamber’in bütün gazvelerine iştirak etti. Muhtemelen irtidad olaylarının bastırılmasındaki başarısından dolayı Hazreti Ebubekir tarafından kumandan olarak Irak’a gönderildi. Hâlid bin Velîd ile Hîre’de buluşup Dûmetülcendel’i ikinci defa ele geçirdiler. Bunun üzerine Iyaz buraya vali tayin edildi. Hazreti Iyaz, Halid bin Velid’den yardım istediğinde o “Halid’den lyaz’a: Biraz bekle. Aslanları taşıyan, üzerlerinde........

© Türkiye