Bir Esnaf, Bir Sofra, Bir Şehir Hafızası: Mustafa Avcılar
Nam-ı diğer Kahvaltıcı Mustafa
Diyarbakır’da bazı mekânlar vardır; insanın yolu oradan bir kez geçse bile hafızasında bir iz bırakır.
Yıllar sonra bir koku, bir ses ya da eski bir dostun adı, insanı yeniden o günlere götürür.
Çünkü bazı yerler yalnızca taş duvarlardan ibaret değildir; bir şehrin geçmişini, sohbetlerini ve hatıralarını içinde taşır.
Hasanpaşa Hanı da Diyarbakır’ın hafızasında böyle bir yerdir.
Sabahın ilk saatlerinde hanın avlusuna bambaşka bir hava çöker.
Siyah bazalt taşların arasında kaçak çayın buharı yükselir, Meçit Ağa Fırını’ndan çıkan sıcak ekmeğin kokusu avluya yayılır.
Masalar kuruldukça sesler çoğalır; daha gün yeni başlamışken bir köşede eski Diyarbakır’dan söz açılır.
İşte o avlunun yıllardır tanıdığı isimlerden biri de Mustafa Avcılar’dır.
1964 yılında Diyarbakır’da dünyaya geldi.
Çocukluğu Hançepek’te, Dört Ayaklı Minare çevresinde, Ulu Cami’de ve Çarşıya Şevitî’de geçti.
Sokağı, çarşıyı, esnafı, mahallenin sesini çocuk yaşta tanıdı.
Halis muhlis bir şehir çocuğuydu Mustafa Avcılar.
Onun hikâyesi Hasanpaşa Hanı’ndan çok daha önce başlar.
Babası Hacı Mehmet Usta’nın yanında çıraklığa başladı.
Diyarbakır’da Turşucu Hacı Baba olarak tanınan babası; peyniri, turşusu, yerli........
