menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Devletler AGI’ye hazır mı?

18 0
11.10.2026

Bu yazının aslında geçen hafta yazılması gerekiyordu. Ancak hazırlık sürecinde karşılaştığım erişim kısıtlaması haberi bir süre ne yazacağımı bilemediğim bir boşluk yarattı. Yine de bu köşeyi canlı tutmanın, gündemin dışında kalan ama geleceğimizi doğrudan ilgilendiren konuları konuşmaya devam etmekten geçtiğini düşünüyorum. 

Bu hafta, aylardır bu köşeden gerçekleşmesinin çok zor, belki de imkânsız olduğunu düşündüğüm ve savunduğum bir senaryonun gerçekleştiği bir durumu merkeze alan bir çalışmadan bahsedeceğim. (İmkânsız diye düşündüğümüz şeylerin gerçekleştiğini görmeye dayalı bir yaşam var ne de olsa.)

Malum, yapay zekâ alanında özellikle büyük şirketler etrafında şekillenen tüm gelişmelerin tek bir hedefi var. O da AGI’ye yani yani yapay genel zekaya ulaşmak. Bu hedefin etrafında şekillenen tartışma konularının başında ise yapay zekânın emek piyasası üzerindeki güncel etkisi ve gelecekteki etkisi geliyor. 

Bir tarafta bu teknolojinin Sanayi Devrimi benzeri bir refah sıçraması yaratacağını savunanlar var, diğer tarafta ise milyonlarca beyaz yakalının işini kaybedeceği bir geleceği öngörenler var. Bu iki kutbun ortak noktası, tartışmanın büyük ölçüde "ne olacak" sorusu etrafında dönmesi. Oysa en az bunun kadar önemli olan bir başka soru daha var. O da hangisi olursa olsun, devletlerin buna nasıl hazırlanacağı. (ya da hazırlanması gerektiği)  

Tarihsel olarak incelediğimizde büyük dönüşümler uzun vadede beraberinde dağıtımı sorunlu da olsa refah artışına yol açtı. Fakat bu dönüşümler kısa ve orta vadede de kuşakların tabir-i yerindeyse ezilmesine yol açtı. Örneğin, Sanayi Devrimi sırasında reel ücretler uzun süre yerinde saydı, telefon santrallerinin otomasyonunda ise toplam istihdam düşmemesine rağmen işini kaybeden operatörler kalıcı gelir ve statü kaybı yaşadı. Devletler ise bu geçişleri tarih boyunca hep zarar olduktan sonra yönetmeye çalıştı. Fakat, bugün çok daha iyi şartlara ve kaynaklara sahipken devletlerin bu senaryoya tarihsel akışın aksine önden hazırlanma fırsatları var.  

Google DeepMind'dan Julian Jacobs ile Chicago Üniversitesi'nden Alex Imas'ın  geçen ay yayınladıkları  "Economic Policy for AGI" başlıklı çalışması yapay zekânın emek piyasası üzerindeki etkisine dair kaygıların henüz somut bir istihdam kaybı verisi ortaya çıkmadan yaygınlaştığı bir dönemde, devletlerin bu dönüşüme nasıl hazırlanabileceği sorusuna odaklanıyor.    

Gelelim çalışmanın detaylarına… 

Yazarlar ilk olarak literatürde ve politika tartışmalarında en sık karşılaşılan on bir yeniden dağıtım politikasını seçiyor. (Yeniden dağıtım, piyasanın ortaya çıkardığı gelir ve servet dağılımının devletin vergiler, transferler ve kamu hizmetleri aracılığı ile değişmesi anlamına geliyor.)  Bunların altısı çalışmaya bağlı ve hedefli araçlar, yani düşük gelirli çalışanlara vergi kredisi biçiminde verilen ücret desteği, işsizlik sigortası, yeniden eğitim programları, ücret sigortası, yönlendirilmiş sanayi politikası ve devletin son işveren olarak devreye girdiği iş garantisi. Diğer beşi ise koşulsuz ve evrensel araçlar, yani evrensel temel gelir, negatif gelir vergisi, sağlık, eğitim ve bakım gibi hizmetlerin ücretsiz sunulduğu evrensel temel hizmetler, vatandaşlara ekonomideki sermayeden doğrudan pay veren evrensel temel sermaye ve yapay zekâ şirketlerinin getirisini temettü olarak dağıtan bir kamu varlık fonu. Bunlara ek olarak bu politikaların nasıl finanse edileceğine dair on dört vergi ve........

© T24