Mansur Yavaş ilk hamlesini yaptı, beklemeye geçti: Hedef, adım adım çatı adaylık
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, “AKP’ye geçecek mi?”, “Siyaseti bırakacak mı?”, “Yeni Parti’ye neden geçmedi?”, “CHP’nin adayı olabilir mi?” sorularına yanıt arandığı ve bazen Yavaş adına keskin yanıtlar verildiği bir süreçte ilk hamlesini yaparak CHP’den istifa etti.
Yavaş’ın CHP’den neden istifa ettiği sorusunu yanıtlamadan önce Yeni Parti kurulduğunda neden bu partiye geçmediği sorusuna yanıt vermek gerekiyor.
Yavaş, baştan bu yana, olası bir “mutlak butlan” kararıyla CHP yönetiminin değişmesine, Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibinin bu yöntemle partinin başına geçmesine karşıydı.
Bunu “hukuksuz bir müdahale” olarak gören isimlerden biriydi.
Mutlak butlan kararıyla CHP yönetimi değiştiğinde, bu düşüncesine rağmen CHP’de önceki rolü ve pozisyonunu yeniden tekrarladı.
Yavaş, CHP’de yetişen, bu kimliğiyle tanınan bir isim değil.
Aksine, hem Yavaş hem CHP açısından; 1994 yılından beri AKP’li Melih Gökçek yönetiminde bulunan Ankara Büyükşehir Belediyesi’ni 2019 seçimlerinde kazanmak adına rasyonel bir tercih olduğu için bu buluşma gerçekleşti.
Ancak Türkiye’nin içine girdiği siyasi ortam, Yavaş’ın potansiyel bir Cumhurbaşkanı adayı olarak öne çıkmasına yol açtı. Bu durum CHP ile Yavaş’ın seçim iş birliğiyle başlayan birlikteliğinin pekişmesine, Yavaş’ın da muhalefet cephesinin en önemli figürlerinden biri hâline gelmesine yol açtı.
Ancak o zaman da Yavaş, öyle gizli saklı da değil, tipik bir CHP’li başkan olmadığını gösterdi. Gizli saklı değil, açık bir biçimde, geldiği siyasi gelenekten isimlerle görüşmelerini sürdürüyor, İYİ Parti başta olmak üzere milliyetçi partilerin önde gelen isimleriyle görüşüyor, Türkiye siyasetinin değişmesi için bu tip kapsayıcı bir yaklaşıma ihtiyaç olduğu görüşünü dillendiriyordu. Belediyedeki kadrolarını da bu anlayışla oluşturdu.
* * *
2023 seçiminde de ismi Cumhurbaşkanı adayları arasında geçen Yavaş, bir denge unsuru olarak ‘Altılı Masa’nın Cumhurbaşkanı Yardımcısı adayı olmayı kabul etti. O dönem Kılıçdaroğlu’nun adaylığı nedeniyle dönemin İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in masadan kalkmasıyla başlayan krizin çözülmesi için Ekrem İmamoğlu ile birlikte bu pozisyonda olmayı uygun gördü.
Ancak Yavaş’a göre Kılıçdaroğlu’nun seçimi kaybetmesinden sonra yaşanan çalkantılı dönemde bir sonraki Cumhurbaşkanı adayının belirlenmesi ile CHP Genel Başkanlığı seçimi sürecinin mutlaka ayrışması gerekiyordu.
Öyle olmadı.
İmamoğlu’nun ismi çok hızlı biçimde “Cumhurbaşkanı adayı” olarak öne çıktı. Mansur Yavaş ise hiç ortaya çıkmamasına, görünür olmak için özel bir çaba göstermemesine, TV'lerde, mitinglerde, bilboardlarda olmamasına, çeyrek yüzyıldır sadece yerelde (Beypazarı, Ankara) kalmasına rağmen bütün Türkiye örnekleminden destek alarak hemen her araştırmadan birinci ya da az farkla ikinci olarak çıkıyordu. Türkiye'de örneği pek görülmemiş bu durum uzun süre devam etti ve ediyor.
İmamoğlu, bu çift başlı görüntüyü "İskender'in kılıcı" formülüyle ortadan kaldırdı. Cumhurbaşkanlığı seçimine daha yıllar olmasına rağmen partinin adayını CHP üyelerinin belirlemesi gerektiği görüşü öne çıktı.
Yavaş'ın buna karşı tavrı ise, genel çizgisine uygun olarak, "Cumhurbaşkanı'nı sadece CHP üyeleri mi........© T24
