ABD-Çin Rekabeti Türkiye İçin Tehdit mi, Tarihi Fırsat mı?
Son üç gündür ABD ile Çin arasındaki büyük güç mücadelesini yazıyorum.
Bugün biraz da aynaya dönüp şu soruyu sormamız gerekiyor:
Bütün bunlar Türkiye için ne ifade ediyor?
Çünkü bu rekabet artık uzak coğrafyaların hikâyesi değil.
Bugün Washington ile Pekin arasında yaşanan her gerilim; enerji fiyatlarından lojistiğe, ihracattan finansmana erişime kadar birçok alanı doğrudan etkiliyor.
Ve açık konuşmak gerekirse Türkiye açısından hem ciddi riskler hem de tarihi fırsatlar oluşuyor.
Dünya ekonomisi artık daha parçalı hale geliyor. Ticaret savaşları arttıkça küresel büyüme baskılanıyor. Finansman maliyetleri yükseliyor. Jeopolitik riskler yatırım kararlarını etkiliyor.
Türkiye gibi üretim ve ihracat odaklı ülkeler bu dalgalanmalardan doğrudan etkileniyor.
Özellikle yüksek faiz ortamı, enerji maliyetleri ve küresel talepteki yavaşlama dikkatle yönetilmesi gereken başlıklar.
Ama madalyonun bir de diğer yüzü var.
ABD ile Çin arasındaki gerilim, küresel üretim merkezlerinin yeniden şekillenmesine neden oluyor.
Şirketler artık bütün üretimi tek bir ülkeye bağımlı bırakmak istemiyor. “China 1” stratejisi tam da bu yüzden konuşuluyor.
İşte burada Türkiye’nin önüne çok........
