menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bir kahvenin dört yüz yıllık hatırı

50 0
sunday

Gaziantep’in tarihî Tahmis Kahvesi’nde başlayan hikâye, bugün evlerimizin mutfağına kadar uzanıyor. Bu yolculuğun yeni kuşak temsilcisi Selim Bağcı, geçmişten devraldığı kahve kültürünü Türkiye’ye ve dünyaya taşımanın peşinde.

Geçen gün evimin balkonunda bir Türk kahvesi içtim.

Yanına küçük bir tabakta, Gaziantep’te Tahmis Kahvesi’nde kahvenin yanında verilen geleneksel çerezlerden koydum. Kahve de Tahmis’in kendi kahvesiydi.

İlk yudumla birlikte aklım Gaziantep’e gitti.

Bazı tatların böyle bir mahareti var. Aradan şehirleri, yolları, zamanı çekip alıyorlar. Evinizin balkonunda otururken kendinizi yıllar önce bir kahvehanede, ahşap asma katın kenarında bulabiliyorsunuz.

BİR FİNCANLA GAZİANTEP'E DÖNMEK

Benim için Tahmis biraz böyle bir yer.

2009’daki ilk Antep gezilerimizden beri dönüp dolaşıp uğradığımız, menengiç kahvesiyle tanıştığımız, içinde oturmayı sevdiğimiz bir adres. Ortadaki kuzine soba, yüksek tavan, yukarıdan aşağıya bakınca görünen kahve tezgâhı, masalarda uzayan sohbetler… Bir de ziyaretlerimizde kulağımıza çalınan Antep türküleri.

Bunların hepsi bizim Tahmis hafızamızın içinde.

Özellikle asma kata çıkıp aşağıdaki hayatı seyretmeyi seviyorum. Bir masaya kahve geliyor, başka bir masada sohbet koyulaşıyor. İnsan, çarşının içinde yürürken taşıdığı telaşı sandalyesinin yanına bırakıyor.

Gaziantep’te peş peşe yenilen yemeklerin arasında böyle bir soluklanmaya da ihtiyaç var. Bizim için Tahmis, yıllardır o molanın adreslerinden biri.

Bu defa balkondaki fincan, bütün bunları yeniden hatırlattı. Ardından da son Gaziantep ziyaretimizde Selim Bey’le yaptığımız sohbeti düşündüm.

Çünkü Tahmis’in bugün anlatılmayı hak eden bir başka hikâyesi daha var: Bunca yıllık bir geçmişi devralıp onun yarınını kurmaya çalışmak.

1635'TEN BUGÜNE UZANAN HİKAYE

Tahmis, kuruluşunu 1635’e dayandırıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığının Kültür Portalı’nda ise kahvehanenin yapım tarihi 1638 olarak geçiyor. Her iki tarih de bizi aynı döneme, on yedinci yüzyılın Antep’ine götürüyor. Türkmen Ağası ve Sancak Beyi Mustafa Ağa’nın Mevlevihane’ye gelir sağlamak amacıyla yaptırdığı bir kahvehaneye…

Bugün kahve içmek için oturduğumuz bu yerin kuruluşunda, başka bir yapıyı ayakta tutma düşüncesi var. Bir fincandan elde edilen gelir, şehrin hayatına geri dönüyor.

İnsanın........

© OdaTV