menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

AKADEMİK BİR SORUN: İNTİHAL ALMAK MI ÇALMAK MI?

28 0
previous day

AKADEMİK BİR SORUN: İNTİHAL ALMAK MI ÇALMAK MI?

İnsanlık tarihi boyunca bilgi, düşünce ve sanat eserleri, kendisinden önce oluşan birikimler üzerine inşa edilerek gelişmiştir. Hiçbir düşünür, sanatçı veya bilim insanı, kendisinden önceki bilgi mirasından tamamen bağımsız değildir. Çünkü insan; okur, öğrenir, etkilenir, değerlendirir ve bu birikimden hareketle yeni düşünceler ortaya koyar. Bu bakımdan başkasının bilgisinden, görüşünden veya eserinden yararlanmak, ilmî ve kültürel gelişmenin tabii bir gereğidir. Ancak başkasının emeğinden yararlanmak ile başkasının emeğini kendisine mal etmek arasında önemli bir fark bulunmaktadır. Birincisi ilim geleneğinin devamını sağlarken, ikincisi ahlâkî ve hukukî açıdan ciddi bir problem olan intihal kavramını ortaya çıkarır.

İntihal”, ‘bir kimsenin başkasına ait bir söz veya şiiri kendisine nispet etmesi, sahiplenmesi’ anlamında kullanılır. Arap edebiyatında özellikle başkasının şiirini veya sözünü kendisine mal etme anlamında kullanılan bir terimdir.[1] Batı dillerindeki karşılığı olan Plagiarism” ise başlangıçta çocuk veya köle kaçırmayı cezalandıran antik Roma yasasındaki plagiarius’ten gelir. Plagiarius, daha  sonra Romalı şair Martial tarafından  bir yazara ait sözün, bir  başkası tarafından “kaçırılması” anlamında bir terim olarak kullanılmış [2]   ve zamanla  da başkalarının düşüncesini, sözünü veya eserini kendisininmiş gibi sunan kimse anlamını kazanmıştır. Bu nedenle bilim dünyasında bir eserin değeri, yalnızca ortaya koyduğu bilgilerle değil; bu bilgilerin nasıl elde edildiği, nasıl kullanıldığı ve kaynaklarının nasıl gösterildiğiyle de ilgilidir. Kaynak göstermek, sadece akademik bir zorunluluk değil; aynı zamanda emeğe saygının ve ilmî dürüstlüğün de bir gereğidir. Bu nedenle  intihal,  bir metni kopyalamanın veya bir başkasının ifadelerini izinsiz  ve referanssız kullanmanın yanında, bir insanın fikrî emeğini ve düşüncesini   kendi üretimiymiş gibi sunmaktır. Bu nedenle intihalin temelinde sadece bir “alma” eylemi değil, aynı zamanda bir hak gaspı da bulunmaktadır

İnsanlık düşünce tarihinde hiçbir fikir tamamen boşlukta ortaya çıkmamıştır. Büyük düşünürler, kendilerinden önceki bilginlerden yararlanmış, onların eserlerini incelemiş, eleştirmiş ve yeni yorumlarla geliştirmişlerdir. Bu durum bir eksiklik değil; aksine ilmî gelişmenin temel şartıdır. İslâm ilim geleneği de büyük ölçüde bu anlayış üzerine kurulmuştur. Müslüman âlimler, kendilerinden önce yaşamış âlimlerin eserlerini okumuş, değerlendirmiş, gerektiğinde eleştirmiş ve yeni katkılarla zenginleştirmişlerdir. Kitapların kenarlarına yazılan hâşiyeler, yapılan şerhler, ta‘lîkler ve ihtisarlar, bu ilmî sürekliliğin önemli örnekleridir.

Hiçbir büyük âlim kendisini mutlak bir başlangıç noktası olarak görmemiştir. Çünkü ilim, nesiller arasında devam eden ortak bir çabanın ürünüdür. Bu sebeple önceki eserlerden yararlanmak ayıp değil; aksine ilmî gelişmenin doğal bir şartıdır. Ancak burada belirleyici olan husus, yararlanmanın hangi ahlâkî ölçüler içinde gerçekleştirildiğidir. Bir düşünürün görüşünü aktarmak, kaynağını belirtmek ve kendi değerlendirmesini ortaya koymak bilgiye katkı sağlamaktır. Buna karşılık bir başkasının cümlelerini, fikirlerini veya araştırma sonuçlarını kaynak göstermeden kullanmak, o bilgiyi kendisine mal etmektir. Dolayısıyla mesele, bilginin alınması değil; alınan bilginin sahibinin hakkının teslim edilip edilmemesidir. Çünkü ilim dünyasında asıl değer, sadece ortaya konulan fikirde değil, o fikrin arkasındaki emeğe gösterilen saygıdadır.

Dolayısıyla intihal, günümüzde farklı şekillerde ortaya çıkabilmektedir. Bir başkasına ait metni olduğu gibi kopyalamak bunun en açık örneğidir. Bunun yanında, başkasının düşüncelerini veya araştırma sonuçlarını kaynak göstermeden kendi ifadeleriyle aktarmak, daha önce yayımlanmış kendi çalışmalarını yeni ve özgün bir eser gibi yeniden yayımlamak (öz intihal), yabancı bir dilden çevrilen bir metni kaynak belirtmeksizin kendisine aitmiş gibi sunmak ya da yapay zekâ tarafından üretilen metinleri hiçbir değerlendirme ve katkı sağlamadan kendi fikrî emeğiymiş gibi sahiplenmek de intihalin farklı biçimleridir. Bu örneklerin ortak noktası, başkasına ait fikrî emeğin gerçek sahibini gizleyerek okuyucuda yanıltıcı bir kanaat oluşturmalarıdır.........

© Mir'at Haber