İLGİNÇ ŞEYLER OLUYOR!
İLGİNÇ ŞEYLER OLUYOR!
Allah (cc) bizi mallarımız, canlarımız ve sevdiklerimizle, bu nimetlerini kimi zaman artırarak kimi zaman eksilterek imtihan edecektir. Servet ve iktidar nimetini doğru kullandığımızı zannetmiyorum. O zaman önümüze bunun bir faturası konulacak… Zaten toplum olarak, kamu maliyesi ve piyasa olarak durumumuz ortada. O zaman bundan sonra olacaklara hazır olalım. Daha akıllı, daha dürüst, daha cesur, daha çalışkan ve daha sabırlı olmamız gerekiyor.
Birçok şey basında bize anlatıldığı, politikacıların söylediği, stratejistlerin açıkladığı gibi olmayabilir. Öyle ezeli ve ebedi bir yurt yok ve insanlar, peygamberler dahil kendi kaderlerini kendileri yazmazlar.(!?) Peygamberlerin yönettiği devletler bile zaman içinde yıkılıp gittiler. Hatta mabetler bile… Kabe kaç kez yıkıldı ve yeniden yapıldı, hatırlayalım. Onun için içi boş vaatler ve övünmelerle vakit geçirmeyelim. Zaten değil mi ki istisnaları dışında insanlar hüsrandadır. Ve biz ahir zaman peygamberinin ümmetiyiz. Ahir zaman fitnesi için nefsimizi ve neslimizi hazırlamakla mükellefiz. İmanı elde tutmanın ateşi elde tutmak kadar zor olacağı günlere doğru yaklaşıyoruz.
Siyasiler, tüm dünyada insanlara anlattıkları, vadettikleri şeyler; gerçeği maskelemek için uydurulmuş yalanlar da olabilir. COVID’i, mRNA’yı, PCR’yi ya da 11 Eylül’ü, Irak’ın işgalini hatırlayın…
Farkındasınız değil mi? Birileri birilerini “melek” olarak tanımlarken bir başkası onu “şeytan” olarak tanımlıyor. Sonuçta insanlar kime, neye inanacağını şaşırıyor, agnostik hale geliyor. Bu durum sadece politik gerçekler, piyasa ile ilgili değil. Hakikat arayışının sembol isimleri olmaları gereken din ve dindarlar da bu anlamda ötekilerden çok da farklı değil artık… Bu sadece ülkemiz, İslam ülkeleri için böyle değil; istisnalar dışında herkes aynı yanlışın parçası haline geldi.
Münafıklar, kafirler, fasıklar bir haber getirdiklerinde hemen inanmayalım. Aklımızı kiraya vermeyelim, her duyduğumuzu hemen paylaşmayalım. Duyduklarımızı ciddiye alalım; çünkü o iddiaların arkasında birtakım şeytani planlar olabilir. Bu anlamda 7-8 Hasan Paşa örneği önemli ve ilginç olduğu kadar doğru bir yöntemdir.
Rivayet edilir ki 7-8 Hasan Paşa ümmi, daha doğrusu zor okuyup yazan ama öte yandan çok zeki olan biridir. Asıl adı Hacı Hasan’dır. Ayrıca feraset sahibi, dürüst biri olarak tanınır. Hatta öyle ki imzasını atacak kadar bile yazı yazma becerisine sahip değildir. Ama kararlarında büyük bir isabet vardır.
Orduda erlikten mareşalliğe kadar yükselen biridir. Çorumludur. Daha önce kılıç yapan babasının yanında çalışmış, askerlik için İstanbul’a gelmiştir. Lakabı, imzasını Arapça yedi ile sekiz (٧٨) rakamlarını birleştirerek atmasından gelir. Şöhreti, 20 Mayıs 1878 Çırağan Baskını’nda Ali Suavi’nin 2. Abdülhamid’i tahttan indirmek için sarayın kapısına........
