Direniş Hattı
Çağımızın imkânlarına baktığımız zaman yeryüzünün daha müreffeh olması herkes tarafından beklen bir durumdur. Hem bilimsel ve teknolojik gelişme, hem ekonomik büyüme, hem de insanların bilinç seviyesi yükseldikçe dünyanın daha güzel bir yer olmaması için hiçbir neden yok. Ama görüyoruz ki, bu sözde ilerlemeler insanlığın ortak gelişimine hizmet etmiyor. Aksine bir avuç azınlığın menfaatlerine yönelik bir tablonun ortaya çıktığına şahitlik ediyoruz. Gücü, silah sanayini, finansal ağları ve iletişim araçlarını kontrol eden ırkçı emperyalizm; insanlığın kolektif birikimini kendi egemenliğini pekiştirmenin bir aracı haline getirmiş durumda. Bunun için küresel ölçekte istikrarsızlaştırma politikaları yani krizler, savaşlar, işgaller, çatışmalar ve yaptırımlar bir strateji olarak tercih ediliyor.
Resmini çizmeye çalıştığımız bu durumun en trajik boyutu gerçekte mağdur olan toplumların kendilerine biçilen edilgen rolü kolayca benimseyebilmeleridir. Topraklar güç kullanılarak işgal edilebilir, insanlar zulme uğrayabilir ya da kaynakları ellerinden alınabilir. Bu durum güç dengesizliklerinin kaçınılmaz bir........
