Allah’ın Varlığının Aklî Delilleri- 12
Geçtiğimiz hafta, “Sanat Delili”ni ele almıştık. Bu hafta ise “Ahlak Delili”ni incelemeye çalışacağız inşâallahü teâlâ.
“Ahlâk Delili” kısaca şudur: İnsanoğlu; hayır ile şerri, iyi ile kötüyü, doğru ile yanlışı, güzel ile çirkini, fayda ile zararı, adalet ile zulmü ve merhamet ile acımasızlığı birbirinden ayırabilecek ahlâkî bir şuura sahiptir. Toplumlar arasında bazı ahlakî anlayış farklılıkları bulunsa da hayır, iyilik, doğruluk, güzellik, fayda, adalet ve merhamet gibi değerlerin övülmesi; buna karşılık şer, kötülük, yanlışlık, çirkinlik, zarar, zulüm ve acımasızlık gibi davranışların kınanması, insanlığın ortak özelliklerindendir.
Bu ortak ahlakî şuur, yalnızca insanın maddî ihtiyaçları ve menfaatleriyle açıklanamayacak bir mahiyet arz etmektedir. Öyleyse, bu ortak ahlakî şuur, insanın ortaya koyduğu bir değer değildir. İnsanda bulunan bu ahlâkî bilincin, insanı aşan daha üstün bir temele dayanması gerekir. “Ahlâk Delili”nin mantıkî açılımı ise şöyledir:
1) İnsanoğlu kendiliğinden iyi ile kötüyü birbirinden ayırabilmektedir: Evet, insan sadece kendisine fayda sağlayan veya zarar veren şeyleri değerlendirmez. Aynı zamanda bazı davranışları ahlaken iyi veya kötü olarak görür. Meselâ adaletin iyi, zulmün kötü; doğruluğun güzel, yalanın çirkin olduğunu vicdanî bir şuurla kabul eder.
2) Ahlâkî değerler yalnızca kişisel........
