menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Aidiyetin sessiz mücadelesi

5 0
yesterday

Bir şehir düşünün… Sabahları fırınlardan yükselen sıcak ekmek kokusuna, denizin iyotlu rüzgârı karışıyor. Dar sokaklarında Türkçe, Rumca ve Balkan dilleri birbirine yaslanıyor; minarelerin gölgesi, kilise çanlarının sesiyle aynı semada buluşuyor. Selanik; yalnızca taş ve topraktan ibaret bir mekân değil; yüzyıllarca süren bir arada yaşama kültürünün, inceliğin ve ortak bir hafızanın adıdır.

Bugün birçok kişi için Selanik, tarihin tozlu sayfalarında kalmış bir "Osmanlı şehri" olabilir. Ancak yüz binlerce aile için o, hâlâ tarif edilemez bir ‘memleket’tir. Çünkü bazı şehirler haritalarda değil, insanın tam kalbinin orta yerinde yaşar.

1923’de imzalanan Lozan Antlaşması sonrası gelen mübadele kararı, sadece bir nüfus değişimi değil, bir kopuşun hikâyesiydi. 1924’te başlayan bu büyük yolculuk; evlerin, çocukluk avlularının, zeytin ağaçlarının, dedelerin mezarlarının ve yaşanmışlıkların geride bırakılması demekti. Bir........

© Milat