menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Recep Karagöz yazdı: Avrupa Erdoğan’la uzlaşırken

29 0
22.05.2026

Son güncelleme: 22 Mayıs 2026 -

Recep Karagöz yazdı: Avrupa Erdoğan’la uzlaşırken

Die Zeit’in CHP kurultayına ilişkin “mutlak butlan” kararı üzerinden yaptığı analiz, yalnızca Türkiye’deki siyasal dönüşümü değil; Avrupa’nın demokrasi söyleminden jeopolitik pragmatizme yönelen yeni tutumunu da ortaya koyuyor. Türkiye artık Batı için öncelikle bir demokrasi meselesi değil; stratejik bir zorunluluk olarak görülüyor.

Almanya’nın etkili gazetelerinden Die Zeit’te yayımlanan “Eski Türkiye’nin Sonu” başlıklı analiz, CHP kurultayına ilişkin verilen “mutlak butlan” kararı ve Özgür Özel’in genel başkanlıktan uzaklaştırılması üzerinden Türkiye’deki siyasal dönüşümü tartışmaya açtı. Ancak yazının dikkat çekici tarafı yalnızca Türkiye’deki gelişmeleri yorumlaması değil; aynı zamanda Avrupa’nın Türkiye’ye bakışındaki kırılmayı da ortaya koymasıydı. Çünkü bugün Avrupa, Türkiye’ye artık demokrasi penceresinden değil; giderek daha fazla jeopolitik zorunluluklar üzerinden bakıyor.

Yazıda CHP’ye yönelik mahkeme müdahalesi, yalnızca iç siyasal kriz olarak değil, rejimin yeni aşaması olarak değerlendiriliyor. Daha da önemlisi, Erdoğan’ın artık yalnızca muhalefeti baskılamadığı; muhalefetin sınırlarını ve aktörlerini belirlemeye yöneldiği ileri sürülüyor. Batı medyasında giderek daha fazla dile getirilen “Rus modeli” benzetmeleri de bu çerçevede tartışılıyor.

Bu değerlendirme ister abartılı bulunsun ister bulunmasın, Avrupa kamuoyunda Türkiye’ye dair oluşan yeni algıyı göstermesi bakımından önemlidir.

Çünkü Avrupa artık Türkiye’ye eski reflekslerle yaklaşmıyor.

Demokrasi yerine güvenlik

Uzun yıllar boyunca Avrupa Birliği ile Türkiye arasındaki ilişkilerin merkezinde demokratikleşme, hukuk devleti, ifade özgürlüğü ve insan hakları vardı.

Bugün ise tablo belirgin biçimde değişmiş durumda.

Rusya-Ukrayna savaşı, İran merkezli bölgesel gerilimler, enerji güvenliği, düzensiz göç dalgaları ve NATO’nun yeni savunma stratejileri Avrupa’nın önceliklerini değiştirdi. Türkiye artık Avrupa açısından daha çok askeri kapasitesi, stratejik coğrafyası, göç yönetimindeki rolü ve Karadeniz-Ortadoğu hattındaki etkisi üzerinden değerlendiriliyor.

Bu nedenle Avrupa’nın Türkiye’deki demokratik gerilemeye yönelik dili de giderek daha kontrollü hale geliyor.

Bir dönem sert açıklamalar yapılan konularda bugün diplomatik nezaket cümleleri kuruluyor. Gazetecilerin tutuklanması, belediyelere yönelik operasyonlar, muhalefete dönük yargı süreçleri veya üniversitelere müdahaleler artık Avrupa başkentlerinde eskisi kadar güçlü siyasi krizler üretmiyor.

Çünkü Avrupa’nın temel önceliği artık demokrasi değil; istikrar ve........

© Medyascope