Görünmeyen güç…
Güç uzun süre görünür bir şeydi. Devletler, ordular, liderler… Kim yönettiği, kimin karar verdiği büyük ölçüde açıktı. İktidarın adresi belliydi. Bu nedenle ona karşı çıkmak da mümkündü. Güce karşı mücadele, doğrudan gücün kendisine yönelirdi
Bugün ortaya çıkan tablo ise daha farklı. Güç ortadan kalkmış değil. Aksine daha yoğun. Ancak daha az görünür.
Bu değişim tesadüfi değil. Kapitalist sistemin gelişim süreciyle doğrudan bağlantılı. Üretim ilişkileri değiştikçe, gücün örgütlenme biçimi de değişir. Sanayi kapitalizminin erken dönemlerinde güç daha çok üretim araçlarının fiziksel kontrolü üzerinden kuruluyordu. Fabrika, toprak, makine… Bugün ise güç, maddi olduğu kadar maddi olmayan alanlara da yayılmış durumda. Finansal akışlar, veri, algoritmalar ve platformlar bu yeni yapının temel unsurları haline geliyor.
Bu noktada önemli bir dönüşüm gerçekleşiyor. Güç artık yalnızca sahip olunan şeylerle değil, kontrol edilen süreçlerle tanımlanıyor. Kim üretiyor sorusu kadar, kim yönlendiriyor sorusu da belirleyici hale geliyor. Bu nedenle güç, görünür alanlardan çekilip daha soyut alanlara doğru kayıyor. Bu kayış, gücün zayıfladığı anlamına gelmiyor. Tam tersine, daha etkili hale geldiğini gösteriyor.
Marksist açıdan bakıldığında bu dönüşüm, üretim ilişkilerinin derinleşmesiyle ilgilidir. Sermaye birikimi yalnızca niceliksel olarak artmaz; aynı zamanda nitelik değiştirir. Erken dönemlerde doğrudan üretim üzerinden kurulan........
