Siyasetsiz siyasette Türkiye’nin geçip giden yılları
Başkanlık sisteminin en önemli özelliği ve en büyük sakıncası seçim sabahından itibaren yeni seçimin kampanyasının başlamasıdır. Parlamento dahil kurumlar ikincil öneme sahip olduğu için ve bazıları Cumhurbaşkanı’nın sınırsız atama gücü nedeniyle zaten denetleyici güçlerini kaybettikleri için onların gücü ve tesir alanı da arka planda kalmaktadır. Bu tanımın içine en başta yargı kurumu girdiği için diğerlerinin sistem içindeki ağırlığı kolaylıkla ölçülebilir. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi fiilen ve resmen ikinci dönemi sürüyor ve modelin tatbikatı da bizatihi Cumhurbaşkanı’nın siyaset ve yönetim tarzına bağlı olarak şekilleniyor.
Nasıl şekillendiği ve nasıl tatbik edildiği de malum.
Siyaset giderek güç ve kudret kullanımından ibaret hale geldi çünkü sistem buna izin veriyor veya bunu kısıtlayacak denetim unsurlarından mahrum. Demokratik veya hukuki olup olmadığı tartışılabilir; tartışılıyor da. Ancak, Cumhurbaşkanı’nın sahip olduğu yetkiler ve harici denetimsizlik üzerine kurulu bir sistemimiz var ve bu yönüyle legaliteye sahip! Tasarım böyle…
Üzerine bir de bu tasarımı geniş anlamda yorumlamaya yatkın bir lider olunca tamamen Türk tipi başkanlık sistemi teşekkül ediyor. Etti.
Bu sistemin tabiatı da seçimi........
