menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

“Ailem güvende” mi?

157 0
15.09.2026

T.C. Anayasası, aile ve çocukları korumayı anayasal güvence altına almıştır. Bu, 41’inci maddede şöyle ifade edilir: “Aile, Türk toplumunun temelidir. Devlet, aile bütünlüğünü ve çocukların üstün yararını korumakla yükümlüdür!”

Aile üzerindeki tedirginlik başladığında ilk Özal, 1989’da, bir devlet bakanlığına bağlı olarak Başbakanlık Aile Araştırma Kurumu Başkanlığını kurmuştur.

2011 yılında ise Ak Parti iktidarında aile konusu, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bünyesinde ele alınmıştır.

Anayasal görevin her eğilimdeki iktidarı bağladığı bellidir. Kendini “Muhafazakâr” diye tanımlayan yönetimler ise, değerlerin korunması noktasında aile için daha duyarlı - korumacı olurlar.

Ak Parti yönetimlerinde de konu hep sıcak kalmıştır.

Uzun Ak Parti iktidarı döneminde bir de İstanbul Sözleşmesi süreci vardır. Avrupa Konseyi bünyesinde hazırlanan “Kadına yönelik şiddet ve ev içi şiddetle mücadele“ muhtevasındaki sözleşme, 11 Mayıs 2011 tarihinde İstanbul’da imzaya açılmış, Türkiye, sözleşmeyi aynı gün (11 Mayıs 2011’de) ilk imzalayan ve onaylayan ülke olmuştur. Sözleşme 1 Ağustos 2014’te yürürlüğe girmiş, ardından yoğun tartışmalar yaşanmış ve 1 Temmuz 2021’de de Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.

Ak Parti, sözleşmeyi kaldırırken, bu süreçte çıkan 6284 sayılı kanunun, İstanbul Sözleşmesi’ndeki kadına şiddetin önlenmesi hususunu yerine getirdiğini savunmuştur.

Ancak İstanbul Sözleşmesi ile ilgili tartışma bitmemiş, 6284 sayılı kanunun uygulanmasından doğan sorunlar da aile üzerine tartışmaları daha bir derinleştirmiştir.

Boşanmalar artmış, kadın cinayetleri artmış, yani aile sancısı denilen şey, tırmanma eğilimini sürdürmüştür.

Buna ilaveten bir de “çocuksuzlaşma” sendromu görülmeye başlamıştır. Ak Parti iktidara geldiğinde, 2002’de nüfus artış hızı 2.2 iken 2025’lere,........

© Karar