TRABZONSPOR MU TRABZON’U, TRABZON MU TRABZONSPOR’U TAŞIYOR?
Trabzon’da yıllardır aynı tartışmanın gölgesi dolaşıyor. Şehir futbola fazla mı bağlandı, Trabzonspor tutkusu başka eksiklerin üzerini mi örttü? Sanayi, üretim, istihdam, eğitim, kültür, sanat ve turizm daha fazla konuşulması gerekirken bütün heyecan doksan dakikaya mı hapsedildi?
Bu itirazı bütünüyle haksız saymak kolay değil. Çünkü bir şehir bütün sevincini futbola bağladığında zamanla kendi gelişmişliğini de skor tabelasından okumaya başlayabilir. Oysa şehirlerin kaderi puan cetvelinde yazmaz. Bir kentin gerçek başarısı ürettiği işte, yarattığı refahta, yetiştirdiği insanda ve kurduğu gelecek tasavvurunda görünür.
Fakat Trabzon’un önünde bugün başka bir imkân duruyor. Trabzonspor artık yalnızca Trabzon’un takımı değildir. Şehrin sınırlarını çoktan aşmış, Türkiye’nin en güçlü spor markalarından birine dönüşmüştür. Trabzon adını bu kadar geniş bir coğrafyada sürekli diri tutan ikinci bir değer bulmak kolay değildir.
Yıllarca şehir kulübünü taşıdı. Esnafıyla taşıdı, iş insanıyla taşıdı, tribünüyle taşıdı, çocuğunun cebindeki harçlıkla taşıdı. Trabzonspor yalnızca saha sonuçlarıyla değil, bu şehrin ortak hafızasıyla büyüdü. Şimdi bu ilişkinin tek yönlü kalmaması gerekiyor.
Çünkü bir marka yalnızca sevildiği için büyük değildir. Etrafında değer üretebildiği ölçüde büyüktür.
Trabzonspor’un değeri de yalnızca kazandığı maçlarla, kaldırdığı kupalarla ya da geçmişte yazdığı destanlarla ölçülemez. O değerin şehre ne kadar iş, gelir, hareketlilik ve itibar ürettiğine de bakmak gerekir.
Futbol insanı sevindirir. Ekonomi ise hayatı sürdürür.
Galibiyetin coşkusu birkaç gün sürebilir. Fakat ertesi sabah dükkân yine açılır, kira yine ödenir, fatura yine gelir, genç yine iş arar. Bu yüzden Trabzonspor’un başarı hikâyesini yalnızca sahada bırakmak, elindeki büyük sermayenin yarısını kullanmak anlamına gelir.
Son Beşiktaş karşılaşmasında şehirde oluşan hareketlilik bunun küçük ama öğretici bir örneğiydi. Dışarıdan gelen taraftar yalnızca tribündeki boşluğu doldurmadı. Otelde kaldı, lokantaya girdi, alışveriş yaptı, taksiye bindi,........
