Bahçelievler’de Balık Lezzeti
Cihan Derya’nın sessiz yükselişi
Balıkçılık dünyasında Cihan Derya markası adım adım büyürken, bu gelişimin mutfağında sabırla yoğrulan bir isim öne çıkıyor: Ahmet Turan Erbey. İstanbul’un kadim semtlerinde, martı seslerinin dalga seslerine karıştığı o dar sokaklarda bazı destanlar var ki ne gösterişli levhalarda okunur ne de yaldızlı menü kitapçıklarında. O gerçek anlatı; bir ustanın maharetli ellerinde, şafak vakti buzların üzerine özenle dizilen gümüş renkli balıklarda ve gün batarken tavadan yükselen o iştah açıcı kokuda gizli.
Bir Usta’nın mutfaktaki izleri
Cihan Derya Balık’ın mutfak kültüründe şekillenen Ahmet Turan Erbey, işte bu sessiz ama derinden gelen başarının asıl mimarı. Onun serüveni, sadece bir restoranın büyüme grafiği değil; Anadolu’nun bağrından kopup gelen azimli bir gencin, hırçın dalgaların ve bereketli denizin dilini çözerek sıfırdan bir dünya kurma öyküsü. Bu yolculuk, emeğin lezzete dönüştüğü bir hayatın en samimi ifadesi.
Fırat’tan İstanbul’a uzanan yol
Ahmet Usta’nın hikâyesi, 1974 yılında Elazığ’ın Baskil ilçesine bağlı Kuşsaray köyünde başlar. Fırat Nehri’nin serin sularıyla büyüyen bir çocuk için balık bir yiyeceğin ötesinde hayatın doğal bir parçası. Keban ve Karakaya barajlarının bereketi, ona daha çocuk yaşta suyun ve balığın dilini öğretir. 1990 yılının kasım ayında İstanbul’a geldiğinde cebinde büyük hayaller yoktur belki; ama öğrenmeye açık ve çalışmaya hazır bir yürek vardır. Kısa süren tekstil macerasının ardından yolu Kumkapı’daki bir balık lokantasına düşer. Ağabeyinin yanında başladığı bu serüven, aslında onun gerçek mesleğine attığı ilk adımdır. Başlangıçta yaptığı işler mütevazıdır: masa hazırlamak, meze doğramak gibi… Fakat mutfağın dili böyledir; önce sabrı öğretir, sonra lezzeti. Ahmet Usta da bu dili sabırla öğrenenlerden biri.
Taşrada olgunlaşan bir ustalık
Askerlik sonrası Malatya’ya uzanan yolculuk, onun mesleki kimliğini pekiştiren bir döneme dönüşür. Altı yıl boyunca balık ve et üzerine çalışan bir işletmede, başta pişirmeyi, sonrasında ise tedarikten sunuma kadar işin bütün inceliklerini öğrenir. Denizden uzak bir şehirde deniz balığı sunmak, başlı başına bir ustalık ister aslında. Mersin’den, Trabzon’dan, Samsun’dan günlük balık getirtmek; İstanbul’dan midye taşıtmak… Bunlar ticari hamleler belki ama aynı zamanda........
