menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Tarihin En Acı Mektuplaşması

301 0
21.10.2026

Bir baba, bir oğul ve taht uğruna yarım kalan bir hikâye

Osmanlı tarihinin en trajik hikâyelerinden biri, Kanuni Sultan Süleyman ile oğlu Şehzade Bayezid arasında yaşandı. Bir tarafta imparatorluğun kudretli hükümdarı, diğer tarafta babasının affını bekleyen bir şehzade vardı. Aralarındaki mektuplar, yalnızca bir taht mücadelesinin değil, devlet ile evlat sevgisinin karşı karşıya gelişinin de hikâyesiydi.

1525 yılında İstanbul’da doğan Bayezid, Kanuni Sultan Süleyman ile Hürrem Sultan’ın oğluydu. Ağabeyleri Şehzade Mustafa ve Şehzade Cihangir’in 1553’teki ölümlerinden sonra tahtın iki önemli varisinden biri hâline geldi. Diğeri ağabeyi Selim’di.

Bayezid, şahî mahlasıyla şiirler yazan, Türkçe ve Farsça divanları bulunan, aynı zamanda edebiyata düşkün bir şehzadeydi. Kütahya’da bulunduğu dönemde çevresinde âlimleri ve şairleri topluyordu. Ancak onu bekleyen kader, şiirlerinden çok taht mücadelesiyle yazılacaktı.

Kanuni, Selim’i Manisa’da, Bayezid’i Kütahya’da görevlendirmişti. Daha sonra Bayezid’in Amasya sancağına gönderilmesi, onun gözünde bir itibar kaybıydı. Babasına yazdığı mektupta kırgınlığını şu sözlerle dile getiriyordu:

“Beni yerimden yurdumdan ayırdınız, bana zulüm ve hayf eylediniz. Hiç ben padişahımdan böyle ummazdım.”

Bu rekabeti körükleyenlerin başında Lala Mustafa Paşa geliyordu. Bayezid’in çevresindeki bazı kişilerin de onu Selim’e karşı harekete geçmeye teşvik ediyorlardı.

Kanuni, oğulları arasındaki mücadelenin devletin birliğini tehdit etmesinden endişe ediyordu. Asker toplamaya başlayan Bayezid ile babası arasındaki mesafe artık kapanması güç bir uçuruma dönüşmüştü.

Kanuni’nin Selim’e destek göndermesiyle mücadele kaçınılmaz hâle geldi. 1559’da Konya yakınlarında karşı karşıya gelen iki kardeşin savaşını Selim kazandı.

Bayezid, dört oğlu Orhan, Osman, Mahmud ve........

© İstiklal