Eğitimi Kim İşgal Ediyor?
Bir toplumu çökertmek için her zaman silaha ihtiyaç duymazsınız. Önce zihinler görünmez sınırlar içinde kuşatılır, gerisi zaten kendiliğinden gelir. Yıllardır çocuklarımızın iyi bir okul kazanması, geçerli bir meslek edinmesi için koşturup duruyoruz. Ancak koşturmaca arasında hayati bir soruyu gözden kaçırıyoruz: Gerçekten iyi bir insan yetiştirebiliyor muyuz?Eskiden mahallede, sokakta çocuğumuzun kiminle arkadaşlık ettiğini bilirdik. Şimdilerde ise çoğumuz evladımızın en yakın arkadaşından habersiziz. Çünkü o arkadaş artık bir ekranın içinde yaşıyor. Sabah onunla gözünü açıyor, gece onunla uykuya dalıyor. Ne giyeceğini, neye güleceğini, neyi "normal" kabul edeceğini büyük oranda oradaki ekran belirliyor.Alkış Neye Yönelirse, Çocuk O Yöne BüyürPsikoloji literatürü bize çok net bir gerçeği hatırlatır: Çocuk duyduğunu değil, gördüğünü ve ödüllendirilen davranışı taklit eder. Albert Bandura’nın meşhur "Sosyal Öğrenme Teorisi" ve bu paralelde yapılan çalışmalar, çocukların kendi davranışlarını doğrudan gözlemledikleri "rol modellerin" aldığı tepkilere göre şekillendirdiğini gösterir. Bir platformda alınan her beğeni, her paylaşım, genç bir zihin için kimyasal bir takdir mekanizmasına ve görünmez bir ödüle dönüşüyor.Peki bu döngünün sonunda ne........
