menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Nehiri Geçemeyenler

17 0
09.10.2026

İsrailoğulları peygamberlerinden, kendilerini Allah yolunda cihad ettirecek, savaşa götürecek bir kral tayin etmesini isterler. Allah (cc) de Tâlût’u onlara komutan olarak gönderir. İlk anda komutanın kendilerinden birisi olmasını gerektiğini söyleyerek Tâlût’u kabul etmeseler de sonunda kabul etmek zorunda kalırlar. Tâlût isarailoğullarından 80000 kişilik bir ordu hazırlayarak Câlût ile savaşmak için yola çıkar. Ama önlerinde bir nehir var ve o nehirden geçmeleri gerekiyor. Tâlût ordusuna bu nehirden geçeceklerini ama hiç kimsenin bir avuçtan fazla su içmemelerini söyler. Ordunun içerisinden çok az bir grup bu emre uyarken diğerleri kana kana sudan içerler ve savaşmayacak duruma gelirler. Karşıya geçen bu az bir grup Allah’ın yardımıyla Câlût’u ve ordusunu yener ve zafere ulaşırlar. Bu durum Kur’an’da şu şekilde anlatılır:

“Tâlût, ordu ile hareket edince, “Şüphesiz Allah, sizi bir ırmakla imtihan edecektir. Kim ondan içerse benden değildir. Kim onu tatmazsa işte o bendendir. Ancak eliyle bir avuç alan başka.” dedi. İçlerinden pek azı hariç, hepsi ırmaktan içtiler. Tâlût ve onunla beraber iman edenler ırmağı geçince, (geride kalanlar) “Bugün bizim Câlût’a ve askerlerine karşı koyacak gücümüz yok.” dediler. Allah’a kavuşacaklarını kesin olarak bilenler (ırmağı geçenler) ise şu cevabı verdiler: “Allah’ın izniyle büyük bir topluluğa galip........

© İstiklal